Hayat

UHUD OKÇULARI VE MESLEKTE SEBAT

On dört asır evvel gerçekleşen Uhud Savaşı, okçuların durumu ve sonuçta ortaya çıkan mağlûbiyet olayından, her devrin, özellikle asrımız Müslümanlarının ve bilhassa Nur Talebelerinin alacağı çok dersler vardır.

Savaşların şekli, şahısların isimleri değişse de, mahiyetleri aynı kalır. Her zaman ganimetler, devlet ve dünyevî imkânlar, insanları cezb eder ve aldatır. Aslî vazifeleri unutturur.

Evet, dahilde silâhla cihada izin vermeyen Kur’an’a gönülden bağlı Müslümanlar, özellikle Nur Talebeleri, dünyevî imkânlara aldanarak, asıl hizmetlerini unutmamalıdırlar. Resmî ideolojinin kontrolüne girmemelidirler. Onun yaptığı manevî tahribi, tamirle vazifeli olduklarını hatırdan çıkarmamalıdırlar.

Şahısların hata yapma ihtimali olduğu gibi, grupların ve cemaatlerin de hata yapma ihtimalleri vardır. Hataya düşmek değil, hatada bile bile ısrar etmek hatadır. hatadan dönmek ise fazilettir.

Çizgisinde hiç sapma olmadan günümüze kadar gelmeyi başaran, devlet imkânlarının ganimet sarhoşluğuna kapılmayıp aslî vazifesinin başında, Bediüzzaman’ın mesleğinde sebat ve sadâkat göstermeyi esas alanlar ve hem dînî hem de siyasî meselelerde ölçülere bağlı kalmayı tercih edip sarsılmayanlar, Okçu Tepesinde her zaman olduğu gibi, yine sebat ve sabırla beklemeye devam etmelidirler. O zaman manevi zaferler arkadan gelecektir.

asyanur.info   samicebeci.net

Yorum Yap