Samanyolu galaksisine oranla bir santimetrekarelik bir ölçekte yer alan güneş sistemi içinde, seçilmiş bir gezegen olan dünyayı imtihan meydanı yapan Cenab-ı Hak, her bir şahsı imtihan ettiği gibi, aile hayatından…

Asırlar boyunca hak dâvâları uğrunda her şeylerini, hatta canlarını bile feda eden İslâm büyükleri gibi; Kâinatın Efendisinin (asm) âhirzamanda son temsilcisi olan Bediüzzaman Hazretleri de, iman ve Kur’an dâvâsı yolunda,…

“Kâinatta en yüksek hakikat imandır. İmandan sonra namazdır.” diyen Bediüzzaman Hazretlerinin tarifine göre İman, Şems-i Ezeliden vicdan-ı beşere ihsan edilen bir nur ve bir şuadır ki, vicdanın iç yüzünü tamamıyla…

Emanet, sadece mal ve söz ile sınırlı değildir. Vücudumuz ve içindeki bütün organlarımız da Allah’ın bir emanetidir. Emanetçi olan kişi, emaneti verenin rızası dışında o organları kullanamaz. Meselâ; gözüyle kasten…

İstişare ehli ile yapılır. Akıllı, muhakemesi yerinde, ileri görüşlü, tecrübeli ve hatta sağlıklı kişilerle yapılan istişareler, faydalı sonuçları elde etmeye vesile olur. İstişare aile hayatından başlayarak, cemaatler içi faaliyetlerin nasıl…

“Onların  işleri aralarında istişare iledir.” (Âl-i İmran Suresi: 159) ile “İş hususunda onlarla istişare et.” (Şuara Suresi: 38) ayetleri olan Allah’ın bu emirleri, bir meselenin hallinde istişare ile hareket edilmesini…

Bir insanın kalbinde muhabbet hissi hâkim olursa, adavet ve düşmanlık duygusu acımak suretine dönüşür. Düşmanlık hissi galip olursa, o zaman muhabbet duygusu mecazi hale gelir ve yapmacık tavırlar içine girer…

Atomlardan güneş sistemine, galaksilerden kâinatın tamamına varıncaya kadar, en küçük parçacıklardan  en geniş âlemlere kadar var olan incizaplar ve cazibeler yani çekim gücü denilen kanunlar, cazibedar bir hakikat olan İlâhi…

Hayır, hasenat ve iyilik gibi sevaplı ameller yapmamızı isteyen Allah’ın rahmeti, onları bizim elimizle icat eden Allah’ın kudretidir. İnsan onlara iman ile, şuur ile ve dua ile mazhar olur. Böyle…

Şu dünya denilen imtihan meydanında, her şeyle ve herkesle çok şiddetli imtihanlardan geçiriliyoruz. Ama insanların büyük çoğunluğunun bu imtihanlardan haberi bile olmuyor. Sekiz milyar civarındaki dünya insanlığının genel durumu, sadece…

“Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik, hepsi de onu yüklenmekten kaçındılar ve korktular. İnsan ise onu yüklendi. Gerçekten insan çok zalim ve çok cahildir.” (Ahzap Suresi: 72) Bu…

Sevgili Peygamberimiz (asm), Allah yolunda ümmetini bağışta bulunmaya teşvik ettiği görülüyor: “Ey Âdemoğulları! Allah için ver ki, sana da verilsin. Zekât ve sadaka malı eksiltmez. Kesenin ağzını bağlama, senin de…

Yeryüzünü sayısız nimetlerle dolduran Cenab-ı Hak, bütün canlıları onlarla rızıklandırıyor. Canlılar içinde Allah’ın en çok nimetlerine mazhar olan varlık ise, şüphesiz insandır. İnsana verilen nimetler sayılmaya kalkılsa, ayetlerin beyanıyla saymakla…

Peygamber Efendimizin (asm) duasıyla  mal ve serveti çoğalan Salebe adındaki şahıs, zekât memurunu kovduktan sonra hakkında ayet nazil oldu “Allah, lütuf ve ihsanıyla onlara zenginlik verdiğinde, cimrilik ettiler ve sözlerinden…

İnsanların çok büyük bir çoğunluğu bilmese yahut bilip de unutmuş gibi görünse de, hangimizin ameli daha daha güzel olacak diye denenmek için hepimiz imtihandan geçiriliyoruz. Eşimiz, çocuklarımız, hısım, akraba ve…

Zekât, zengin ile fakir arasındaki servet uçurumunun izalesine, fakirin zengine karşı kin ve haset yerine hürmet ve duasını kazanmaya vesile olduğu gibi, malın korunmasına da sebeptir. Zekât, manevi bir sigortadır.…

Cenab-ı Hak, imtihan meydanı olarak yarattığı şu dünya memleketindeki insanları, aşırı zenginlerden aşırı fakirlere ve orta hallilere kadar çok farklı tabakalarda yaratmıştır. Malı ve zenginliği veren Allah olduğu gibi, fakirliğe…

Göz, dil, karaciğer gibi organlarımızın hücreleri farklılık gösterdiği gibi, kemik hücreleri dahi farklı özelliklere sahiptir. Ancak, temelde yine aynı hususiyete sahiptirler. Bizim bilgimiz dışında vücudumuzun bütün organları vazifelerini yerine getirdiği…

Dünya misafirhanesinin semasını süsleyip zinetlendiren güneşler, aylar, yıldızlar, burçlar ve galaksiler hal diliyle “Ya Celil-i zül Celâl!” deyip, Yaratıcısına şahitlik yaptığı gibi; yeryüzünü şenlendiren nebatlar, hayvanlar, denizler, nehirler ve mevsimlerde…

Bu dünya misafirhanesine, Kâinatın Yaratıcısını tanımak ve Ona iman ile ibadet etmek maksadıyla gönderilen insanların büyük çoğunluğu, bahsi geçen hakikatten habersiz yaşarlarken, bir kısmı ise o hakikate uygun hareket ederler.…

İnsanların iyi veya kötü amelleri vücudunu etkilediği gibi, üstünde yaşadığı yerküreyi dahi etkilemektedir. İnsanın isyan ve inkârları belâ ve musibetleri dâvet eder. Bediüzzaman bunun için şu tespiti yapar: “Nasıl oluyor…