Bediüzzaman vefatından önce talebelerine verdiği en son dersinde “Bizim vazifemiz müspet hareket etmektir. Menfi hareket değildir. Rıza-yı İlâhiye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır. Asayişi muhafazayı netice veren müspet iman hizmeti…

Bediüzzaman, yeni rejimin İslâm’a darbe vuran icraatlarına yandaş olmadığı, yardım etmediği ve rejimin kurucusuna  Kur’an’a zarar veren adam hüviyetiyle dost olmadığı gerekçesiyle, fakat başka sebepler bahane edilerek yirmi sekiz sene…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulurken, özellikle 1.Meclisin teşkilinde toplumun bütün dengeleri dikkate alınmış; Mevlevi ve Nakşi şeyhlerinden, millet nezdinde itibarlı ve nüfuzlu ileri gelen hocalara kadar her kesimin desteği alınmıştı. İstiklal…

“İslâmiyet garip olarak doğdu, garip olarak avdet edecektir. Ne mutlu o gariplere!”hadis-i şerifi ile mühim bir hakikati ders veren Sevgili Peygamberimizin (asm) bu işaretine bütünüyle mazhar olan Bediüzzaman Hazretleri, istibdat…

Nur Fabrikası, Gül Fabrikası ve Mübarekler Heyeti gibi tabirlerle ve onların hizmetlerinin kıymetini beyan eden lâtif ifadelerle bir şahs-ı manevi meydana getirip, ehl-i dalâletin hücumlarına karşı Bediüzzaman bir manevi sed…

Bediüzzaman der ki: “En müthiş maraz ve musibetimiz, cerbeze ve gurura istinat eden tenkiddir. Tenkidi eğer insaf işletirse, hakikati rendeçler. Eğer gurur istihdam etse, tahrip eder, parçalar.” Evet, hak nâmına,…

Eskişehir hapishanesinden tahliye edildikten sonra, 1937 yılında Kastamonu’ya sürgün olarak gönderilen Bediüzzaman, kısa zamanda çevre ilçelerde de duyulur. Fakat, kimse yanına gidememektedir. Kaldığı ev polis karakoluyla karşı karşıyadır ve her…

Asr-ı Saadet sonrası asırlar boyunca zalim müstebit idarecilere karşı hakta sebat örnekleri veren büyük zatlar gibi, âhirzaman fitnelerinin kol gezdiği bir zamanda. en büyük bir müceddit, en büyük bir müçtehit,…

Tarihçi Cemal Kutay tarafından “Çağımızda bir Asr-ı Saadet Müslümanı”diye tarif edilen Bediüzzaman, telif ettiği eserleri ve yaşadığı hayatıyla, gerçekten bir Asr-ı Saadet Müslümanı olduğunu ispat etmiştir. Asırlarca Müslümanlara ışık tutan…

Asrın manevi sahibi olan Bediüzzaman Hazretleri, Eski Said olarak tanımladığı hayat devresinde, vazifeli olmanın gereği olarak içtimai olaylarla da ilgilenmiş ve en büyük bir diplomat gibi, İslâm âleminin içine düştüğü…

Kıyamet alâmetlerinin alabildiğine çoğaldığı ve belirginleştiği âhirzamanda, İslâm adına söz sahibi ve müceddidi olan Bediüzzaman Hazretleri, telif ettiği Kur’an tefsirleri yüzünden 1935 yılında ilk defa Eskişehir’de muhakeme edilmişti. Allah demenin…

Risale-i Nur tefsirleriyle ehl-i imanın imanını dalâletten muhafaza ve İslâm dinine fen ve felsefeden gelen hücumları def ve müdafaa eden Bediüzzaman Hazretleri, o Risalelerin mütalâa ve müzakeresi için, Nur merkezlerinin…

Hayatını bu millet-i İslâmiyenin hem dünya hem de âhiret saadetinin temini için vakfeden ve bu maksadı için altı bin sayfayı aşkın Risale-i Nur namındaki muhteşem tefsir külliyatını telif eden Bediüzzaman…

Âhirzaman müceddidi kimliğine sahip olan Bediüzzaman Said Nursî, tam bir felâket ve helâket asrında dünyaya gelmişti. Doğduğu yılda, eskilerin Doksan Üç Harbi olarak söylediği 1877 Osmanlı Rus Savaşı yapılıyordu. Bu…

Yaşadığı zamanın insanlarından daha fazla, gelecek zamanın nesillerini kurtarmayı esas alan Bediüzzaman, milyonlarca vatan evladının imanlarının kurtulmasına, vatan ve millete faydalı birer insan olmalarına vesile olmuştur. Ülke hudutlarını da aşan…

20. Asır büyük devrilişlerin, yıkılışların, maddi ve manevi tahribatların olduğu, büyük deccal komünizmin koskoca Çin’i, yarı Avrupa ve Balkanları yuttuğu, İslâm âleminde Süfyanist bir zihniyetin münâfıkâne tahripler yaptığı bir zaman…

Berzah denilen kabir âlemlerine göçtükten sonra, hayattaki gibi manevi tasarrufu devam eden dört büyük zât vardır. Bunlar; Abdülkadir-i Geylâni, Hayati-i Harrani, Mâruf-u Kerhi ve Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri. Manevi tasarruf…

İslâm dini, hem şahsî hem de toplum hayatının temeli, esası, ruhu ve hayatı hükmündedir. O olmadan yaşanan bir hayat, insanları yaşayan ölülerden farksız yapar. Çünkü, sonu hiçlik ve yoklukla biten…

1926 yılının Şubat ayı içinde, Isparta’nın Barla beldesine sürgün olarak gönderilen Bediüzzaman Hazretlerini, devrin devlet erkânı, onu millete unutturmaya karar vermişti. Ruhundaki hamiyet-i İslâmiyesinin sönmesini ve kendi kendine ölüp gitmesini…

Büyük insan, büyük imam, büyük veli ve çağımızda en büyük fedakâr olarak göze çarpan ve sair büyük sıfatları ve büyük ahlâkları şahsında toplayan Bediüzzaman Hazretleri, hayatını insanlığın ebedi kurtuluşu için…

Merhum Bediüzzaman Hazretlerindeki iffet anlayışı, gerçekten çok dikkat çeken ve örnek alınması gereken  yüksek bir seviyededir. Meselâ, yirmi yaşında genç bir delikanlı iken, iki sene misafir kaldığı Bitlis valisi Ömer…