İnsanlık tarihi boyunca gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin en mükemmeli ve en yücesi olan Sevgili Peygamberimiz (asm), Hira Mağarasında peygamberlik vazifesiyle tavzif edildiği zaman, Allah’tan aldığı ilk emir “OKU” idi. “Seni yaratan Rabbinin adıyla oku!”
İslâm dininin, mensuplarına yüklediği birçok mükellefiyetler olmasına rağmen, ilk gelen emrin oku olması gerçekten çok anlamlıdır. Allah’ın bu emrine uyarak bütün Müslümanlar hem dini, hem de dünyayı ilgilendiren ilimleri okuyarak ve araştırarak tesis ettiler. Müslüman İlim Öncüleri olarak yazdıkları eserler, asırlarca hem doğu ve hem de batı ülkelerinde kaynak eserler ve ders kitapları olarak okunarak geldi.
Müslümanların, dinlerine sımsıkı bağlı kaldıkları sürece maddi ve manevi ilerleyip yükselmelerine, gevşedikleri zaman da gerilediklerine tarih şahittir. İşte, İslâm’ın prensiplerine bağlı kalındığı zamanlarda, Bağdat kütüphanelerini dolduran milyonlarca kitap meydana gelmişti. Avrupa kıtası orta çağ karanlığında yüzüyorken ve ilim adamları Engizisyon mahkemelerinde çeşitli cezalara ve idamlara çarptırılırken, İslâm âlemi dünyaya ilim ve medeniyet ışıkları saçıyor ve insanlığın gözlerini kamaştırıyordu.
Endülüs, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetleri o zamanların mahsulüydü. Fatih Sultan Mehmet’in Semaniye medreseleri, Sultan Süleyman’ın Süleymaniye medreseleri hem din ilimlerini hem de fen ilimlerinin ders verildiği nurlu mekânlardı. Bizlerin okumaktan değil, arşivlemekten bile aciz kaldığımız milyonlarca kitaplar, Osmanlı’dan bizlere miras kalmıştı. Harf inkılabıyla birlikte okuyamaz haline gelen bu kitaplar, kütüphanelerimizin tozlu raflarında, kendilerini okuyup gün yüzüne çıkaracak gerçek sahiplerini, yeni nesillerin kitap sevgisiyle dolu akıllarını ve kalplerini bekliyor. Bu bekleyişin boş bir bekleyiş olmadığını elbette zaman gösterecektir. (Devamı yarın)
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

