İman ve İbadet

SÜNNET-İ SENİYENİN ÖNEMİ

Örnek alınacak ve izinden gidilecek en doğru rehber ve en büyük bir önder olan Hazret-i Muhammed (asm) “Beni, Rabbim terbiye etti ve terbiyemi güzel yaptı.”buyurmakla, âlemlerin Rabbi olan Cenab-ı Hakkın, kullarından razı olacağı tarzı bizzat onda göstermiş olduğunu anlıyoruz.

Sünnet-i seniyeyi esas alarak, Sevgili Peygamberimizin (asm) hayat tarzını kendi hayatına bir program yapan her bir Müslüman, günlük meşru âdet ve hareketlerini ibadet hükmüne getirir. Böylece, hayatının her ânını âhiret namına değerlendirir ve fâni hayatını ebedileştirir. Sünneti terk eden hiç bir nur bulmadığı gibi, en büyük sermaye olan hayatını zayi eder ve ebedi hayatını da kaybeder. Dünya ve âhiret noktasında hüsrana uğrar.

“Şüphesiz sen büyük bir ahlâk üzerindesin.”ferman eden Allah onu övdüğü gibi, Hazret-i Ayşe (r.a.) ve bütün sahabeler onu tarif ettikleri zaman “Onun ahlâkı, Kur’an ahlâkıydı.”diye beyan ediyorlardı.

Sünnet-i seniyeyi ihya ile de vazifeli olan çağın müceddidi Bediüzzaman Hazretleri, sünnetin kaynaklarının onun sözleri, fiilleri ve halleri olmak üzere üç kısım olduğunu ve bu üç kaynağın da farzlar, nafileler ve güzel âdetleri olarak üç kısma ayrıldığını ifade eder. “Farz ve vacip kısmında ittibaa mecburiyet var, terkinde azap ve ikap vardır. Herkes ona ittibaa mükelleftir. Nevafil (nefileler) kısmında, emr-i istihbabi ile yine ehl-i iman mükelleftir, fakat terkinde azap ve ikap yoktur. Fiilinde ve ittibaında azim sevaplar var. Ve tağyir ve tebdili (değiştirilmesi) bid’a ve dalâlettir ve büyük hatadır. Âdât-ı seniyesi ve harekât-ı müstahsenesi ise, hikmeten, maslahaten hayat-ı şahsiye ve nev’iye ve içtimaiye itibariyle onu taklit ve ittiba etmek gayet müstahsendir. Çünkü, her bir hareket-i âdiyesinde çok menfaat-ı hayatiye bulunduğu gibi, mütabaat etmekle (uymakla), o âdâp ve âdetler ibadet hükmüne geçer.”şeklindeki tespitleri de gerçekten çok önemlidir.

asyanur.info samicebeci.net  (YouTue-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap