İslâm tarihi boyunca, bir milletin hayatında Türkiye gibi böylesine dehşetli tebdiller ve tahviller görünmüyordu. İnkılaplar adı altında sürdürülen hasmâne din düşmanlığı, sebep olanların gerçek kimliğini ele veriyordu. Nifak perdesi altında icra edilen uygulamalarla, Hazret- i Peygamberin (asm) haber verdiği âhirzamanın dehşetli şahısları, icraatlarıyla kendilerini tarif ediyorlardı. Özellikle maariften dışlanan din dersleri ve din eğitimi veren müesseselerin ortadan kaldırılması sonucu, yeni yetişen nesiller tam bir kimlik bunalımına düşürüldü.

1950 tarihi ile birlikte demokrasiye geçilmesinin ve tek parti icraatlarının tahrip ettiği dînî ve manevî değerlerin tamir edilmeye başlanmasının üzerinden yetmiş sene geçmesine rağmen, hâlâ kaybedilen İslâm kimliğini hakkıyla bulabilmiş değiliz.

Bir kaç gün önce Kızılay Meydanına bakan yüksek binanın yedinci katından, caddede sel gibi akan insanların genel manzarasını seyrettim. Görünen tablo Köln, Bonn, Düsseldorf gibi Almanya veya Avusturya’nın Viyana caddelerinden hiç farklı değildi. Dükkanların çoğunun adı bile yabancı isimlerden  meydana geliyordu. Gerçi Türkiye, sadece Kızılay caddelerinden ibaret değil. Allah’a binlerce şükür, eskiye kıyasla çok mesafe aldık. Fakat daha fazla yol almamız gerektiği de görünen bir gerçektir.

Bunu temin etmek için, birebir ilgilenmekle cemiyetin imanını kurtarmaya yönelik müspet hizmetlere ağırlık ve hız vermektir. Ara sıra meydana gelen moral bozucu hadiselere mağlup olmadan, ümit ve istikbale koşmaktır.

Hülâsa; bir milletin karakterini şekillendiren ve asırlarca süren bir İslâm kimliği, geçici arızalarla kesintiye uğrasa da, o kimliğin aslının bütünüyle ortadan kaldırılması mümkün değildir. Kimlik bunalımları ise geçicidir. O bunalımların aşılması cihetinde büyük gelişmeler olması, ülkemiz açısından geleceğe ümitle bakmaya vesile olur, inşaallah.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)  (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)