KALPTE OLUŞAN MARAZ
İman ve İbadet

KALPTE OLUŞAN MARAZ

Reklam

Maddi kalbin bir çok hastalıkları olduğu gibi, manevi kalbin de hastalıkları vardır ve mutlaka tedavi edilmelidir. Yoksa ebedi hayatın kaybedilmesine sebep olur.

En baştaki kalp hastalığı nifaktır. İman ile inkâr arasındaki nifak, kalpte oluşan dehşetli bir marazdır. Kalbin fesada uğramasıdır. Mümin gözüktüğü halde, hakikatte kâfir olma halidir. En tehlikeli durum, kalbin nifakla bozulmasıdır. Onun için, Bakara Suresinin başında iki ayetle kâfirler anlatılırken, on iki ayetle nifak ehli tarif edilmiştir. Onların vereceği zararlardan kaçınılması emredilmiştir.

Bediüzzaman Hazretlerinin tespitiyle: “Düşman, meçhul olduğu zaman daha zararlı olur, kandırıcı olursa daha habis olur, aldatıcı olursa fesadı daha şedit olur, dahilî olursa zararı daha azim olur. Çünkü, dahilî düşman kuvveti dağıtır, cesareti azaltır; haricî düşman ise, bilâkis asabiyeti şiddetlendirir, salabeti arttırır. Nifakın cinayeti İslâm üzerine pek büyüktür. Âlem-i İslâmı zelzeleye uğratan nifaktır.” (İşaratü’l- İ’caz s.137)

Ehl-i nifakın birinci vasfı yalancılık, ikincisi sözünde durmamak, üçüncüsü emanete hıyanet etmektir. Yeryüzünde fesat çıkarıp bozgunculuk yaptıkları halde “Biz, ancak ıslah edicileriz.”derler. Bu, ne kadar garip bir durumdur? Bediüzzaman’ın Sünuhat eserinde verdiği misalde anlatılan olay ilginçtir: “Bir vakit birisi demiş: ‘İslâm mağlup olacak, kalbi parçalanacak.’ Sırf o mürai ruhtan çıkan sözünün haklı çıkması için İslâm’ın mağlup olmasını ister. İşte dehşetli bir günah ki, ancak mahşerin adalet terazisi tartabilir.”

Âyet-i kerimede mealen “Nifak ve hasetten kalplerinde, ruhlarında öyle bir maraz vardır ki, o maraz hakkı bâtıl, hakikati hurafe telâkki etmeye sebeptir. Zaten fâsit bir kalpten, bozuk bir ruhtan böyle rezaletlerin çıkması bedihidir.”denilmektedir.

İslâm âleminde ortaya çıkan Süfyan denilen İslâm deccalının en büyük özelliği, nifakla hareket etmesi ve aldatmakla iş görmesidir. Hâlbuki aldanan, aldatandır. O aldattığını zannetsin, gerçekte aldanan kendisidir. Asr-ı Saadette olduğu gibi, âhirzamanda da nifak ehli türeyeceği ve İslâm dinine darbeler vuracağı ayet ve hadislerle haber verilmiştir. Ancak İslâm’a vurulan baltalar, dönüp vuranların başını parçalayacağı da haber verilmiştir.

Böylesine dehşetli ve manevi kalpte oluşan maraz hastalığına düşmemenin veya kurtulmanın tek yolu, ihlâslı bir imana sahip olmak ve kalbi nifak kirlerinden uzak tutmaktır. Cenab-ı Hak, cümlemizi her türlü nifak hastalıklarından muhafaza etsin ve ihlâslı kulları arasına dâhil etsin, inşaallah.

asyanur.info

Reklam

Yorum Yap