(Dünden devam)

Şuûr altına yerleşen derin ölüm korkusu, birçok maddi ve ruhî hastalıkların temelini teşkil eder. hayatının sonunu ebedi olarak yokluk ve hiçlik olarak gören bir insanın, vücudu yalancı bir cennet içinde olsa bile, ruh ve vicdanının derinliklerinde dehşetli fırtınalar ve zifiri karanlıklar hükmeder. Bu durum ise, zamanla vücudun bütün dengelerini bozar. Her türlü hastalıklara davetiye çıkarır.

“Her can taşıyan varlık, ölümü tadacaktır.” gibi ölümden bahseden ayet-i kerimelerde hep dünya ve ahiret kıyaslaması yapılır. “Bu dünya hayatı bir oyun ve oyalanmadır. Asıl hayat ise, ahiretteki hayattır.” ayetleri, bu dünyanın fâni, ahiret hayatının ise bâki olduğunu nazara verir. Ölümü düşünen dünya sevgisinden kurtulur ve ahiretine ciddi çalışır. Dünyayı ise, fiilen değil, kalben terk etmek lâzımdır. Allah’ın Samed isminin aynası olan kalbin içine dünya sevgisi sokulmamalıdır. Bediüzzaman Hazretlerinin ifade etiği gibi “Dünyanın üç yüzü vardır: Birisi, Esmâ-i İlâhiyeye aynalık yapan yüzü. İkincisi, ahirete tarlalık yapan yüzü. Üçüncüsü, insanın nefsanî ve şehvanî hislerine bakan çirkin yüzü.” Evvelki iki yüz, Allah ve ahiret hesabına  sevilmeye lâyık iken, ahireti unutturmaya sebep olan üçüncü yüzü nefrete mütehaktır.

“Her insanın ölümü, onun şahsî kıyametidir.” hadis-i şerifinden ders alarak, büyük kıyametin kopması beklenmemelidir. Bediüzzaman Hazretleri “Nasihat istersen ölüm yeter.” der. Zira ölüm, en tesirli vaizdir. Ancak, gafletin mertebeleri de muhteliftir. Hadis-i şerifte “Nasıl yaşadıysanız öyle ölür, nasıl öldüyseniz öyle dirilirsiniz.” buyurulmuş. İnandığı gibi yaşamayanlar, yaşadığı gibi inanmaya başlarlar.

Ehl-i iman için ölüm, dünya zindanından cennet bağlarına uçmak ve yüzde doksan dokuz  sevdiklerine kavuşmaktır. Sıkıntılı olan dünya imtihanındaki talim ve talimattan paydos alarak, ücret ve ahiretin mükâfatlarına koşmaktır. Müminin ruhu için kabir, cennet bahçelerinden bir bahçedir. O müminin ruhuna pencereler açılarak, cennetteki makamı ona daima gösterilir.

Kâfirler ve münafıklar için ise, cehennem çukurundan bir çukur ve bütün sevdiklerinden ebedi bir ayrılıkla yalnız başına bir hapistir. Hadis-i şerife göre insan vefat ettiği zaman üç şey onunla birlikte kabre kadar gelir. İkisi geri döner, birisi kendiyle beraber gider. Geri dönen malı ve dostlarıdır. Kendisiyle birlikte giden amelleridir.” İyi ameller kalbine ışık olurken, kötü ameller ise azap sebebidir. İman ve iyi ameller dünya hayatını manevi bir cennete çevirdiği gibi, kabir ve ahiret âleminin gerçek bir cennete dönüşmesine vesiledir.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canı Risale-i Nur dersleri)