İman ve İbadet

“ÇAĞIMIZDA BİR ASR-I SAADET MÜSLÜMANI”

Tarihçi Cemal Kutay’ın tabiriyle Çağımızda bir Asr-ı Saadet Müslümanı olan Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, Hazret-i Peygamberin (asm) vârisi olması cihetiyle, İslâm dininin gereklerini bizzat nefsinde yaşamayı kendine vazife bildi.

Bediüzzaman’ın namaz kılışı bile bambaşkaydı. Son Şahitler kitabında, Bediüzzaman’ı Eğirdir ilçesinden Barla köyüne götüren Jandarma Şevket anlatıyor: “Gölün ortasına geldiğimizde namaz vakti girdi. kayığın yönünü kıbleye çevirtti. Allahü Ekber diyerek öyle bir namaza durdu ve kıldı ki, ben hayatımda öyle namaz kılan birisine hiç rastlamadım. Sanki namazla birlikte başka âlemlere geçmişti.”

Bayram Yüksel Ağabey anlatıyor: “1950 yılından sonra, Isparta içinde ahşap bir evde kalıyorduk. Namaza Allahü Ekber diyerek durduğu zaman, mübalâğasız o ahşap evin sallandığını, lerzeye geldiğini hissederdik.” Yine bir akşam namazında Üstatla birlikte Bayram Ağabey namaza dururken, sessizce niyetlenir ve “Uydum Mehdiye” der. Bediüzzaman bir türlü namaza giremez ve niyetini tazeler. Bayram Ağabey de aynı şekilde niyetini tazeler. Bu hâl üç defa tekrar eder. Bediüzzaman geriye döner ve Bayram Ağabeye bir tokat atar. “Keçeli! Niyetini doğru yap!”der. Bu hadiseyi Bayram Ağabeyden bizzat dinlemiştim.

Bediüzzaman ezanla birlikte namaz kılınmasına  ziyade ehemmiyet verir. Karavanaya çağrılan askerlerin önce gelenlerinin yemeğin iyi tarafından nasiplendiğini, çok sonra gelenlerin ise, arta kalanlarla yetinmek zorunda kaldıklarını misal verirmiş. Aynı boylam üzerinde vaktinde namaza duran ehl-i tevhidin namazı “Salât-ı kübradır.”dermiş.

Namaz, Allah’a kullukta bir esas ve sair çalışmalar onda manen yükselmek için birer vesiledir. Telvihat-ı Tis’a Risalesinde Bediüzzaman bir misal verir: “Bir ehl-i tarik, namazını acele kılıp, manevi feyzini ve zevkini tekkede arasa, o bir noksaniyettir. Tekkedeki zikri, namazı huşû ve hulûs ile kılmak için vesile olmalıdır. Aynen bu misal gibi, bir Nur Talebesi de, namazı baştan savma kabilinden kılıp, asıl feyzi ve zevki derslerde arasa aynı hatalı duruma düşmüş olur. Dershane ve dersler namazdaki tadil-i erkân, huzur, huşû ve ihlâsa vesile olmalıdır. “Kulun, Allah’a en yakın olduğu an, secde ânıdır.” hadis-i şerifi de rehberimiz olmalıdır.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap