Sevmek, insani duygular içinde en temel ve vazgeçilmez bir duygudur. Aile hayatından cemaat hayatına ve her alana kadar sirayet eden sevmek hissi, insanı insan yapan değerler arasındadır.

Beşerî münasebetler nokta-i nazarında muhabbet hissinin ayrı bir değeri vardır. Özellikle, kudsî bir dâvâ etrafında kenetlenen ve aynı maksada doğru yürüyen dâvâ adamlarının arasında, canlı tutulması gereken en önemli duygu, Allah için birbirini sevme duygusudur. Zira, kâinatın nuru, râbıtası,, sebeb-i vücudu ve hayatı hükmünde olan muhabbet ve sevme hissi aradan kalktığı zaman, manevi hayat da kalkar ve zoraki devam ettirilen birlik ve beraberlik darmadağın olur.Sonunda herkes kendi yoluna gider.

“Her şeyde bir ihlâs var. Hatta muhabbetin de  ihlâs ile bir zerresi, batmanlarla resmi ve ücretli muhabbete tereccüh eder (üstün gelir). İşte bir zat bu ihlâslı muhabbeti böyle tabir etmiş: Ben muhabbet üzerine bir rüşvet, bir ücret, bir mukabele istemiyorum. Çünkü, mukabilinde bir mükâfat, bir sevap istenilen muhabbet zayıftır, devamsızdır.” (Lem’alar s. 137)

Evet, kudsi bir hizmetin fedaileri birbirlerini ihlâsla, sırf Allah rızası için sevmek ve bu sevgilerini samimi olarak göstermek durumundadırlar. Birbirlerini muayyen aralıklarla göremediklerinde hasretle aramak ve buluştuklarında yürekten sevgi ile musafaha etmelidirler.

“Siz birbirinize nesebi kardeşten daha ziyade kardeşsiniz.”diyerek, bizleri birbirimizle bağlayan Bediüzzaman’ın, bu manevi emri rehber olmalıdır.

Bu makaleyi yazmama vesile olan sebeplerden biri de, dikkatimi çeken bir hadisedir: Avustralya’dan gelen bir kardeşimiz memleketine gider. Hemen bir ders toplantısına iştirak eder. Zira, dâvâ arkadaşlarını özlemiştir. Küçükten itibaren birlikte büyüdükleri mahalle arkadaşlarından bazıları da oradadır. Çay arasında, uzaktan ve lütfen bir hoş geldin denilmesi, kendisini bir hayli üzmüştür. “Biz Avustralya’ya gelenleri başımızın tâcı yapıp, nasıl ağırlayacağımızı bilemezken, aynı dâvâyı paylaştığımız ve uzun zamandır görüşemediğimiz dostlarımızın bu soğuk tavırları, gerçekten beni çok şaşırttı..”diyerek, serzenişte bulunan kardeşimizin duygularında haklı olduğunu gördüm ve kabul ettim. Allah için muhabbet ve sevmek bizim alâmet-i fârikamızdır ve öyle olmak, öyle kalmak durumundayız, vesselam.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)