(Dünden devam)
Bahsini ettiğim düşünceler içinde Afyon hizmet merkezine ulaştığımızda, bütün gönül dostlarımızı bizi bekliyor halde bulduk. En son üç sene önce gittiğimiz bu ilin Nur kahramanlarıyla sarmaş dolaş olduk. Gerçi haftada bir yazdığımız makalelerimizle onlara hitap ediyor ve mânen görüşüyorduk. Fakat maddi olarak da görüşmenin farklı bir cazibesi ve feyzi vardı.
İkindi namazını müteakip Hüseyin Ağabey ve diğer kardeşlerin refakatinde Hıdırlık Tepesine çıktık. Afyon ilini böyle yüksek bir tepeden ilk defa seyrediyordum. Sarp ve yalçın kayaların üzerine inşa edilmiş Afyon kalesinin eteklerine yayılan bu ilimiz, oldukça kalabalık bir nüfusa sahipti. Kısmen modern bir görünümü vardı. Öğrendiğimize göre, Bediüzzaman Hazretleri Afyon hapishanesinden 20 Eylül 1949 tarihinde tahliye edildikten sonra, Demirciler Çarşısındaki bir evde üç ay kalmıştı. Kim bilir Üstad bu ilin insanlarına burada ne kadar çok dualar etmiştir.
“Bir zaman gelecek, benim bu menzillerim ziyaretgâh olacak” diyen Bediüzzaman Hazretlerinin bu sözünü yerine getiren bir cemaat grubu, burasını satın alarak hizmete kazandırmış. Onları tebrik ediyoruz.
Akşam serinliğinde esen temiz havanın eşliğinde, Hıdırlık Tepesinde hem Risale-i Nur’dan kısa bir ders yaptık, hem de çaylarımızı yudumladık. Aynı akşam, Sincanlı kasabasında önceden tanıdığımız bir genç kardeşin düğününe katılıp toplantının anlamına uygun bir konuşma yaparak hizmet merkezimize döndük. Kalabalık bir topluluk bizleri bekliyordu ve çoğunu gençler teşkil ediyordu. Risale-i Nur’dan okunan dersin ve sohbetin cazibesi bize saati unutturmuştu. Ders bittiğinde saat gece yarısını geçmişti.
Ertesi sabah kahvaltıyı müteakip Afyonlu gönül dostlarımızla vedalaşarak ayrıldığımızda, geride iman ve Kur’an hizmetinin kahramanlarını bırakmıştık. Var olun sağ olun fedakâr ve kahraman dostlar!
asyanur.info samicebeci.net (YouYube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

