Kâinatta tekâmül kanununa tâbi olan her canlının bir doğumu, büyümesi ve nihayet yaşlanıp ölmesi vardır. Bu kanunun haricinde kalan hiçbir canlı yoktur. Ancak, yaşlanmaya fırsat bulamadan ölenler ise çoktur. Allah’ın canlı varlıklar için tayin ettiği ecel bellidir. Ayet-i kerimelerin beyanına göre ne bir an geri ve ne de bir an ileri gitmez. Bu itibarla, ecel birdir değişmez.
Ölüm, sadece hayatın sonunda karşılaştığımız bir hakikat değildir. Her gece uyku ile bir nevi yarım ölerek veya her an milyonlarca hücremiz vücudumuzda ölürken de ölüm ile karşılaşıyoruz. Her hastalığın bir ilâcı vardır. Fakat, ölüm denilen hakikatin bir ilâcı yoktur. Peygamberler bile o hakikatten kurtulamamışlardır. Bu bakımdan “Lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çok zikrediniz.” hadisi çok anlamlıdır.
Bütün insanların en çok korktukları gerçek ölümdür. “Biz var oldukça ölüm yok. Öldüğümüz zaman da biz olmayacağız.” felsefesiyle hayata bakan ve ölüm korkusuna çözüm bulduğunu zannedenler neyi halletmiş olur? Ölüm ile yüzleşmekten korkanlar devekuşundan farksızdır. Başını kuma sokup, koca gövdesi dışarıda kalan bu kuş, avcılara hedef olmaktan kurtulabilir mi? Başını gaflet ve eğlence kumuna sokup, ölüm gerçeğini düşünmeden yaşamak isteyenler, ecel avcısından nasıl kurtulacak?
Her insanda sonsuza kadar yaşamak isteği vardır. Hastanelerde tedavi için sıra bekleyenlerin esas arzusu, ebedi olarak yaşamaktır. Akıl, her zaman insana bir gün mutlaka öleceğini hatırlatır. Hayvanların ise, geçmiş ve gelecek endişesi yoktur. Bundan dolayı anlık olarak yaşar ve lezzet alırlar. İnsan böyle değildir. Her insan, yaşarken ölüm gerçeğine bakmalı ve ona göre yaşamalıdır. Yoksa, ölürken ölüme bakmak her hangi bir fayda vermez. Ölümün sırrını anlamayanlar, hayatın da sırrını anlayamazlar. Ölüm ile ilgili söyleyecek sözü olmayanların, hayatla ilgili sözleri ve eserleri dinlenmeye ve okunmaya değmez. (Devamı yarın)
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

