Muhtelif zamanlarda lâik-antilâik şeklinde milletin birlik ve beraberliğinin sarsılmasına sebep olanlara, o günün şartlarında Bediüzzaman Hazretleri gereken ikazları yapmış, bu günküler gerçeklere göz kapadıkları gibi, o zamandaki kesimler de göz kapamıştı.
Kurtuluş Savaşının bitişinden sonra, zafer sarhoşluğu ile dine ve dindarlara tavır koyanlara Bediüzzaman şöyle sesleniyordu: “Şu inkılabın temel taşları sağlam gerek. Şu meclis-i âlinin şahsiyet-i maneviyesi sahip olduğu kuvvet cihetiyle mânâ-yı saltanatı deruhde etmiştir. Eğer şeair-i İslâmiyeyi bizzat imtisal etmek ve ettirmekle mânâ-yı hilâfeti dahi vekâlaten deruhde etmezse, hayat için dört şeye muhtaç fakat an’ane-i müstemirre ile günde beş defa dine muhtaç olan şu fıtratı bozulmayan bu milletin hâcât-ı maneviyesini meclis tatmin etmezse, bilmecburiye mânâ-yı hilâfeti, tamamen kabul ettiğiniz isme ve lafza verecek. O mânâyı idame için kuvveti dahi verecek. Halbuki, meclis elinde bulunmayan böyle bir kuvvet inşikak-ı asâya (bölünmeye) sebebiyet verecektir. İnşikak-ı asâ ise “Allah’ın ipine sımsıkı sarılın.”ayetine zıttır.” (Mesnevi-i Nuriye s.87 Bediüzzaman devamla şu ikazı yapıyor: “Harice karşı kazandığınız iyiliği, dahildeki fenalıkla bozmayınız. Bilirsiniz ki, ebedi düşmanlarınız ve zıtlarınız ve hasımlarınız İslâm’ın şeairini tahrip ediyorlar. Öyle ise, zaruri vazifeniz, şeairi ihya ve muhafaza etmektir. Yoksa şuursuz olarak şuurlu düşmana yardımdır. Şeairde (İslâmî sembollerde) tehâvün (gevşeklik), zaaf-ı milliyeti gösterir. Zaaf ise, düşmanı tevkif etmez (durdurmaz), teşci eder (cesaretlendirir).” (Mesnevi-i Nuriye s. 87)
Bu ikazlar, bu gün de aynı geçerliliğini koruyor. Milletin birlik ve beraberliğini düşünenler bu ikazlara kulak vermelidirler.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları)

