Kabre Gülerek Girenler

KOCA BİR ÇINAR DAHA GÖÇTÜ BU DÜNYADAN

1999 yılında Avustralya seyahatinden döndükten sonra, gönül dostlarımızın daveti üzerine İzmir’e gitmiştik. İki bin yılında gittiğimiz İzmir’de Ramazan ayı yaşanıyordu. Gündüz Avustralya’dan gelen telefon üzerine anlaşarak, akşam iftarından sonra bir saat süren ve orada sahura denk gelen bir program icra ettik. Bir Kadir Gecesi idi. Üç Yol dershanesinde geç saatlere kadar ders ve sohbet devam etti. Aynı gece, Bornova, Çamdibi ve Kahramanlar gibi semtlerdeki cemaatimizi ziyaret ettik. Çok feyizli ve bereketli bir gece olmuştu.

Beş sene sonra, yine davet üzerine İzmir’deyiz. Ders ve sohbetin sonunda cemaate dedim ki: “Beş sene önce geldiğimde bu dershanede ve böyle kalabalık bir cemaatle ders yaptık. Allah ömür verir de, yine beş sene sonra tekrar gelirsek, yine aynı yerde ve aynı cemaatle mi ders yapacağız, yoksa bir hamle gerçekleştirerek, müstakil bir hizmet binasında mı yapacağız?” dedim. Kalabalığın arasından bir ses yükseldi “Sami kardeş! Eşref Paşa semtinde 225 metrekare genişliğinde bir daire var. Orasını dershane yapsak razı olur musun?” dedi. Bu sesin sahibi, çocuklarıyla birlikte apartman yapıp satan Selahattin Akyıl Ağabeydi. Dedim: “Elbette! Fakat orası bir atlama taşı olmalı ve müstakil bir hizmet binası yapmanın ilk adımı olmalı.”

2006 yılında tekrar İzmir’deyiz. Yüz metrekareye yakın salonuyla Eşref Paşa dershanesinde birlikte dersimizi yaptık. Meğer bu binayı Selahattin Ağabey yapmış ve maliyetine cemaate vermiş. O akşam çok kalabalık bir cemaat vardı ve salona sığmadığı için koridor ve arka odalara kadar taşmıştı. Selahattin Ağabey “Sami kardeş! Bir geldin ve dua ettin, Allah bu mekanı verdi. Şimdi bir dua daha et de Allah müstakil bir hizmet binası da versin.”dedi. Birlikte dua ettik ve bir kaç sene sonra Cenab-ı Hak, İzmirli dostlara Yeni Asya Kültür Merkezi adıyla bodrumuyla beraber altı katlı bir bina ihsan etti. Bu çok amaçlı bina ile orada iman ve Kur’an hizmetleri şimdi gürül gürül devam ediyor, elhamdülillah.

Yaptığı binalardan mutlaka bir daireyi dershane olarak bağışlayan ve Türkiye’nin her tarafındaki hizmetlerde mutlaka sessiz sedasız katkıları bulunan Selahattin Akyıl Ağabey, seksen yedi senelik uzun ve bereketli ömrünü sadâkat ve istikamet üzerinde yaşadı ve şu gök kubbede hoş bir seda bırakarak bu fâni dünyadan, bâki âlemlere hicret etti. Örnek bir dâvâ adamıydı. Koca bir çınar daha aramızdan ayrılarak sevdiklerine kavuştu. O da kabre gülerek girenlerin arasına katıldı. Allah, ona ve onun gibi âhiret âlemlerine göçmüş bütün Nur Talebelerine rahmet eylesin, cennet ve cemaliyle müşerref eylesin, amin.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap