Kabre Gülerek Girenler

KAFESTEN UÇAN BİR KUŞ GİBİ-1 (GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…)

Mazinin en derin derelerinden bu güzel dünya memleketine gelen ve büyük bir kervan gibi kafile kafile arkasından istikbalin müzeyyen bağlarına ve cennet saraylarına müteveccihen giden insanlık taifeleri, bir gecelik konmak ve göçmek için yaratılmış bir han konumunda olan dünya misafirhanesinde, ebediyen kalacakmış gibi bir duygu yanılgısıyla oyalanıp duruyorlar.

Ebedden ve ebedi bir Zattan başkasına razı olmayan insan kalbinin içine, Allah sevgisinden başkasını koymamak ve her şeyi Onun namına sevmek ve dünyayı kesben değil, kalben terk etmek lâzım gelirken; yolunu şaşırmış hislerin fetvasıyla aksini yapıyor ve onun bedelini de nihayetsiz elemler ve kederler şeklinde ödemek durumunda kalıyor.

Her zaman etrafımızda tanıdığımız nice dostların ölüm ile bu dünyadan ayrılıklarına şahit olduğumuz halde, ölümü kendimize yakıştıramıyor, bir çok plan ve hedeflerimiz ve daha yapacak çok hizmetlerimiz var düşüncesiyle, ölümü hep kendimizden uzaklarda görüyoruz. Fakat, ansızın geliveren bir musibet, bütün planlarımızı alt üst ediyor ve başımızı çok uzak zannettiğimiz ölüm duvarına çarpıyor ve katı gerçekle yüz yüze geliyoruz.

Hakikaten insan ne kadar cahil ve gafildir! Dünün yaşayan insanları, bu gün cenazeler şekline girdiği ve bu günün yaşayan insanları, yarının ölmüş cenazeleri olacağını bile bile kendilerini aldatıyor ve hiç ölmeyecekmiş gibi bir hırs ve aç gözlülük içinde, âhiret yurduna hazırlıksız bir hayatı sürdürmeye devam ediyorlar.

Nisyan kökünden alınan, nisyana ve unutmaya müptela olan insanlığın bu zayıf damarını çok iyi bilen ve bir Peygamber nazarıyla bakıp, insanlık âlemini ikaz eden Sevgili Peygamberimiz (asm) “Din nasihattir, din nasihattir, din nasihattir.” diye üç defa tekrarlayarak, gerekli ikaz ve uyarıları yapmıştır. (Devamı yarın)

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap