Tefekkür

“İNSAN YEDİKLERİNE BİR BAKSIN.”- 1

Reklam

“İnsan yediklerine bir baksın. Biz suyu bol bol indirdik. Toprağı yardıkça yardık. Ondan daneler, üzümler, sebzeler, zeytinlikler, hurmalıklar, bol ağaçlı bahçeler, çeşit çeşit meyveler ve otlar bitirdik. Size ve hayvanlarınıza rızık olsun diye.” (Abese Suresi: 24-32)

Uçsuz bucaksız kâinatı sonsuz kudretiyle yaratıp, en küçük bir karışıklığa meydan vermeden sevk ve idare eden Cenab-ı Hak, nihayeti olmayan büyüklük ve çokluk içinde kendi Zatını unutturmamak için, insanın etrafında olan varlıklara ve her an içli dışlı olduğu yediği nimetlere, dikkatli ve ibretli bir nazarla bakmaya dâvet ediyor.

Dünyanın bin türlü hadiseleri içinde boğulan ve çoğu zaman Allah’ı unutan ve yaratılış gayesinin dışında bir hayat yaşayan insanoğlu, bahsi geçen ikazlar ve uyarılarla kendine geliyor ve anlamlı bir hayatı tercih ediyor. Ancak, insanların çok büyük bir ekseriyeti dünya hayatını tatlı görüp, âhireti unutup, nefsânî arzularının peşinde gitmeyi kendine daha uygun görüyor. İman ve ibadetten kaçarak dünya hayatında gerçek mutluluğu bulamadığı gibi, âhiret hayatlarını da berbat ediyorlar. Dindar insanların bir kısmı da bu genel havadan etkilenerek, içi boşalmış, ruhtan yoksun ve şekilden ibaret kalmış bir yaşam biçimini sürdürüyor. Böylece, inandığı gibi yaşamayanlar, yaşadığı gibi inanmaya ve mevcut durumlarını zorlama tevillerle izah etmeye çalışıyorlar.

Gerçekten, yediğimiz her türlü nimetler doğrudan doğruya hakiki nimet verici olan Allah’ın varlık ve birliğine işaret ve şahitlik yapıyorlar. Çünkü, sema cihetinden yağmurlar indirilmese bu nimetler vücuda gelmez ve elimize geçmezdi. Bulutlarda ise, yeryüzündeki bitki ve meyveleri düşünüp merhamet edecek bir özellik bulunmadığından, yağmur kendiliğinden gelmiyor, gönderiliyor demektir. Nebat ve ağaçlar da, toprak perdesi yarılarak oradan çıkıyor ve sayısız nimetlerin elimize geçmesine vesile oluyor. Toprak tabakası da akılsız ve şuursuz olup şefkat duygusundan tamamen uzak olduğundan, kendi kendine açılmıyor, insanı ve diğer canlıları bilen ve merhamet eden Yüce Kudret tarafından açılıyor. Hem bitkiler ve ağaçlar insanların ve hayvanların ihtiyaçlarını düşünüp merhamet ederek, o meyveleri ve nimetleri yapıp vermekten uzak olduğundan, bahsi geçen ayetler gösteriyor ki, onlar sonsuz bir ilim, irade ve kudret, rahmet ve hikmet sahibi olan Cenab-ı Hakkın ihsan ve ikramı olarak veriyor. Sebepler zahiri bir perdedir. Hakiki nimet verici olan ise, ancak Mün’im ve Kerim olan Celâl Sahibi olan Allah’dır.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)  (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap