Dünyaya geldiğine bin defa pişman olan, herkese ve her şeye kızan; yakıp yıkmak, kırıp dökmek isteyen iç barışı olmayan insanlar, her an patlamaya hazır bir bomba veya dinamit gibidirler. İç âlemlerindeki fırtınalı ve kavgalı hal, yüzlerine de aksetmiş bir durumdadır.

Yılan gibi ne zaman sokacağı veya sırtlan gibi ne zaman parçalayacağı belli olmaz. Kalpleri kara, yüzleri kara insanlardır. Muhatabına ürperti veren, hiç emniyet ve itimat telkin etmeyen karanlık karakterli varlıklardır. Işıktan ziyade karanlığı severler. Karanlığı kendilerine sembol yaparlar. Zira karanlık, karanlık işlerini gizleyen bir örtüdür. Bediüzzaman Hazretlerinin tabiriyle “Şu medeni görünen insanlar, eğer iç dışa, dış içe bir çevrilseler; kurt, yılan, hınzır, tilki, ayı ve sair hayvan şekillerinde görünecekler gibi hayale gelir.”

İnsanı bu korkunç halinden kurtaracak bir tek çare vardır: Oda, tahkiki ve araştırmaya dayalı bir imana sahip olmaktır. Kendini ve Rabbini hakkıyla tanımaktır. Kâinatın ve hayatın gerçek mahiyetini kavramak, dünyaya geliş gayesini idrak ederek, ona uygun bir istikamet çizmektir. Kul olduğunu bilip, ibadet ettiği Allah’a karşı kulluk vazifesiyle mukabele etmektir. Bilhassa kulluğun özü, direği, hülâsası olan namaz ile, niyaz ile merhametli Rabbine iltica ve dua etmektir.

Bahsi geçen mânâları veciz bir tarzda ifade eden Bediüzzaman “Evet, fıtraten ebediyeti isteyen ve ebed için halk olunan ve ezeli ve ebedi bir Zat’ın ayinesi olan ve nihayetsiz derecede nazik ve letafetli bulunan zîşuur bir sırr-ı insani, zînur bir latife-i Rabbaniye, şu kasavetli, ezici ve sıkıntılı, geçici ve zulümatlı ve boğucu olan ahval-i dünyeviye içinde, elbette teneffüse pek çok muhtaçtır ve ancak namazın penceresiyle nefes alabilir.” tespitini yapmaktadır. (Sözler s. 251) Bu hakikatleri bilen ve yaşayan insanlar, kendiyle barışık ve iç huzurunu temin etmiş  mutlu insanlardır.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)