Büyük peygamberlerden biri olan ve kendisine İncil adındaki kutsal kitap indirilen Hz. İsa (as), Cenab-ı Hak tarafından doğrudan anasız ve babasız yaratılan Hz. Âdem (as) örneğinde olduğu gibi, Hz. Meryem validemizden bir mucize eseri babasız olarak doğmuştu.

Kendisiyle alâkalı Kur’an-ı Kerim’de muhtelif kıssalar bulunan Hz. İsa (as), Allah tarafından kendisine on iki havari ihsan edilmiş, mensuplarından biri de hain çıkarak onu Romalı askerlere ihbar etmişti. Yehuda adındaki bu hainin ihbarıyla, öldürmeye gelenlerin ona zarar vermesinden Allah tarafından korunan ve semaya yükseltilen Hz. İsa’nın (as) yerine, Hz. İsa’ya (as) benzetilen Yehuda yakalanmış ve çarmıha gerilerek cezalandırılmıştı. Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle, Hz. İdris (as) gibi üçüncü kat semaya yükseltilen Hz. İsa (as), beşeriyet levazımatından sıyrılarak melek gibi bir hayata mazhar kılınmıştır. (Mektubat s. 12)

Hz. İsa (as) âhirzamanda Allah’ın izniyle tekrar yeryüzüne ineceğini ve kendi ümmetinden olarak İslâm şeriatı ile amel edeceğini haber veren Peygamber Efendimiz (asm), iki semavi din olan İslâmiyet ve Hrıstiyanlık dininin, aralarındaki ihtilâf noktalarını muvakkaten tartışma konusu yapmayarak barışacağını ve ortak düşmanları olan dinsizlik cereyanlarına karşı ittifak edeceğini müjdelemiştir. Maddecilik ve tabiatçılık felsefesinden gelen dinsiz bir cereyan olan komünizmin, Allah’ı inkâra varan isyanının en kuvvetli göründüğü bir sırada, Hz. İsa’nın (as) yeryüzüne indirileceğini ifade eden Bediüzzaman Hazretleri şu ilginç izahı yapar: “Hz. İsa’nın (as) şahsiyet-i maneviyesinden ibaret olan hakiki İsevilik dini zuhur edecek, yani Rahmet-i İlâhiyenin semasından nüzul edecek,; hâl-i hâzır Hristiyanlık dini o hakikate karşı tasaffi edecek, hurafattan (hurafelerden) sıyrılacak hakaik-ı İslâmiye (İslâm hakikatlari) ile  birleşecek; mânen Hristiyanlık bir nevi İslâmiyete inkılap edecektir. Ve Kur’an’a iktida ederek (uyarak), o İsevilik şahs-ı manevisi tâbi ve İslâmiyet, metbu (tâbi olunan) makamında kalacak. Din-i Hak, bu iltihak neticesinde azim kuvvet bulacaktır. Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlûp olan İsevilik ve İslâmiyet, ittihat neticesinde, dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak istidadında iken, âlem-i semavatta cism-i beşerisiyle bulunan Şahs-ı İsa (as), o din-i Hak cereyanının başına geçeceğini, bir Muhbir-i Sâdık (asm), bir Kadir-i Külli Şey’in (Allah’ın) va’dine  istinat ederek haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır, madem Kadir-i Külli Şey v’adetmiş, elbette yapacaktır. Evet, her vakit semavattan melâikeleri yere gönderen ve bazı vakitte insan suretinden va’z eden ve ruhanileri Âlem-i Ervahtan gönderip beşer suretinde temessül ettiren, hatta ölmüş evliyaların çoklarının ervahlarını cesed-i misaliyle  dünyaya gönderen Hakim-i Zülcelâl, Hz. İsa’yı (as), İsa dinine ait en mühim bir hüsn-ü hatimesi için, değil semâ-i dünyada cesediyle bulunan ve hayatta olan Hz. İsa (as), belki âlem-i âhiretin en uzak köşesine gitseydi ve hakikaten ölseydi, yine şöyle bir netice-i azime için ona yeniden ceset giydirip dünyaya göndermek, o Hakim’in hikmetinden uzak değil.. belki onun hikmeti öyle iktiza ettiği için v’ad etmiş ve v’ad ettiği için elbette gönderecek. Hz. İsa (as) geldiği vakit, herkes  Onun hakiki İsa olduğunu bilmek lâzım değildir. Onun mukarrep ve havassı (en yakınları), nur-u iman ile Onu tanır. Yoksa bedahet (apaçık) derecesinde herkes Onu tanımayacaktır.” (Mektubat s. 60)

Bu kadar açık ve net ifadelerle mahiyeti izah edilen bir meseleyi zorlama tevillerle başka mecralara çekmek, kimseye bir fayda temin etmeyeceği gibi, öylesine tekellüf ihtiva eden teviller, sadece zihinleri bulandırmaya sebep olur, o kadar. (Devamı yarın)

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)