Kabre Gülerek Girenler

DÜNYA HAYATI BİR RÜYA GİBİDİR

“Nasıl yaşadıysanız öyle ölür, nasıl öldüyseniz öylece dirilirsiniz.”buyuran Sevgili Peygamberimiz (asm), hem inananlara hem de dalâlet ehline çok büyük bir hakikati ders veriyor.

Dinden uzak ve yabancı bir hayat sürenlerin akıbetleri zarar ve hüsran olduğu gibi, samimi olarak inanan ve her türlü engele rağmen inancının icaplarını yaşayanlar ise, imanla kabre girip cennetle mükâfat göreceklerdir.

Şu hakikatlerin yazılmasına sebep olan arka arkaya  gerçekleşen üç vefat hadisesidir. Her üçü de Allah’ın rızasına uygun hayat yaşamanın mükâfatını “Allah, Allah, Allah.”diye zikrederek imanla hayatlarını noktalamışlar. Dördüncü yeni bir vefat olayı ise, çok sevdiğimiz Sabahattin Hundur kardeşimizin kızı Tuba Nur idi. Dün âhirete yolcu ettiğimiz bu kızımız  uzun yıllardır hastaydı. Melek gibi yaşadı ve bir melek gibi günahsız olarak göçtü gitti bu dünyadan. Hem de anne ve babasına büyük sevaplar kazandırarak. Allah hepsine rahmetiyle muamele etsin, mekânları cennet olsun ve Resülullahın (asm) şefaatine nail olsunlar, inşallah.

İşte asıl maharet böyle imanla kabre girebilmektir. Bu fâni hayat nasıl olsa geçer. Yeter ki isyanla, inkârla değil, imanla ve salih amellerle geçsin.

“İnsanlar dünya hayatındayken uykudadırlar, ancak öldükleri zaman uyanırlar.”buyuran Peygamber Efendimizin (asm) bu hadis-i şerifini, Bediüzzaman şöyle ifade etmektedir: “Şu güzeran-ı hayat bir uykudur, bir rüya gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr gibi uçar gider.”

Cenab-ı Hak, ölüm sekeratı uyandırmadan evvel uyanmayı ve rızasına uygun bir hayat sonunda imanla bu dünyaya veda etmeyi cümlemize nasip etsin, amin.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap