Anadolu Seyahat Notları

DİCLEKENT’İN GÜZEL YÜZÜ- 2 (GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…)

(Dünden devam)

Gittiğimiz Cuma günün akşamı Diclekent hizmet merkezindeyiz. Geniş bahçeli mükemmel iki katlı bir bina. Geniş salon tamamen dolmuş, cemaat koridor ve mutfağa kadar taşmıştı. Yüze yakın gönül dostları anlatılan hakikatleri can kulağıyla dinliyorlardı.

Üç saate yaklaşan ders ve sohbet, Risale-i Nur mesleğinin daha iyi anlaşılmasına ve diğer hizmet mesleklerinden farklı ve sahabe mesleğinin bu zamandaki bir yansıması olduğunun idrak edilmesine vesile olmuştu. Katılanların büyük çoğunluğu yeni ve iki senelik bir çalışmanın mahsulüydü. Zihinler taze ve hizmet heyecanı ile doluydu.  Bir milyon nüfuslu Diyarbakır’ın yarısının yaşadığı Diclekent semti gerçekten istikbal vaad ediyordu.

Cumartesi günü, öğleden önce altmış kadar ilköğretim birinci ve ikinci kademede okuyan öğrencilere ahlâk, ibadet, görgü kuralları ve Risale-i Nur derslerini, belli bir program dahilinde ders veren kardeşlerin çalışmalarına katıldık. Önceden yaptıkları etkinlik programlarını projeksiyon cihazından izledik. Onları tebrik eden konuşmalar yaptık. Liseli gençlerle yaptıkları çalışmaları da anlattılar. Tek kelimeyle öğrenci hizmetleri harikaydı. On kadar öğretmen her türlü fedakârlığı yaparak gençliği geleceğe hazırlıyorlardı.

Anlatılanlara göre, bir kaç dershaneden biri de bayanlara aitti. Altmış kadar hanım kardeşimizin takip ettiği Nur derslerinin yanında, bir o kadar da kız öğrencilerine hizmet veriliyor olması, benim şevkimi arttırdı. Şimdi onlar, bir arsa üzerine müstakil bir hizmet binası inşa etmenin istişarelerini yapıyorlar.

Diclekent semti Nur Talebelerinde, yetmişli yılların şevk ve hizmet etme heyecanını gördüm. Cemaatimizin şahs-ı manevisiyle örtüşen hizmet anlayışları, ihlâs, sadâkat, saygı, sevgi ve muhabbet sıfatlarıyla bezenmiş bu hizmet kahramanlarını tebrik ediyor ve her tarafa güzel bir örnek olmalarını temenni ediyoruz.

Cumartesi günü öğleden sonra, önce Diyarbakır surlarını, Ulu Camiyi, yirmi yedi  sahabenin medfun bulunduğu Hazret-i Süleyman Camiini ziyaret edip, Fatihalar okuduk. Aynı akşam, hizmet merkezimizde üç saati aşan sorulu cevaplı bir müzakere zemininde hizmetlerimizi konuştuk. Gayet verimli olmuştu.

Pazar günü, öğle namazından sonra on üç uçağıyla Ankara’ya dönerken sağ tarafımda askerden yeni terhis olmuş bir genç, solumda ise yetmiş yaşlarında bir zat vardı. Her ikisiyle sohbet ederek geldik. Esenboğa hava alanına indiğimizde genç olanına Münacat Risalesini hediye ettim. Volkan adındaki Zonguldaklı hemşehrim çok memnun olmuş ve namaza başlayacağına söz vermişti.

Allah yolunda hizmet etmek işte böyle bir şeydi. Allah’tan en büyük duamız da, son nefesimize kadar bizleri bu şekilde ihlâs dairesinde istihdam etmesiydi. İki günlük Diclekent ziyareti, hayatımızda unutulmaz hatıralar olarak bâki kaldı, elhamdülillah.

asyanur.info samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap