Anadolu Seyahat Notları

ÇORUM ZİYARETİ- 2 (GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…)

(Dünden devam)

Ankara’dan Çorum iline uzanan iki yüz elli kilometrelik yolda sür’atle ilerleyen takside dört kişiydik. Önümüzde yollar su gibi akıp gidiyordu. Şevk, heyecan ve gayret doluyduk. Çünkü bu yol, erenlerin, evliyaların, mücahitlerin ve Allah yolunda serden geçenlerin yoluydu. Hadis-i şerifin müjdesine göre “Allah yolunda tozlanan ayaklara, cehennem ateşi haram olsun.” deniyordu. Cenab-ı Hak da Kur’an-ı Kerim’de “Bizim yolumuzda  cihad edenlere yollarımızı gösteririz. Şüphesiz Allah muhsinlerle, Allah’ı görür gibi ibadet edenlerle beraberdir.” müjdesini veriyordu.

Çorum yolunda akşam namazını bir benzin istasyonunda kıldık. Çorum’a ulaştığımızda ise, bizi kadim dostumuz Raşit kardeş karşıladı. Yeni Asya Vakfı Çorum şubesine vardığımızda, gönül dostlarımızı bizleri bekler halde bulduk. Dört katlı binanın geniş salonu tamamen dolmuştu. Yozgat, Sungurlu, Alaca, Kargı, Osmancık, İskilip ve şehir merkezinden katılanlarla ders mahalli şenlik yerine dönmüştü. Zaten öteden beri Çorum, sürekli il ve ilçeleriyle hizmetlerini birlik ve beraberlik içinde götürmesiyle, her tarafa güzel örnek olan bir şehrimizdi.

Üç saat süren beraberliğimiz esnasında, Bediüzzaman Hazretlerinin manevi şahsiyetini, bu asırda temsil ettiği misyonunu ve İslâm dinini tahrip edenlere karşı, tamir vazifesiyle muvazzaf olduğunu izah etmekle birlikte, yine onun içtimai hayata yön ve yol gösteren ölçü ve prensiplerini müzakere ettik. Çok verimli bir ders ve sohbet olmuştu.

Derse katılan bütün gönül dostlarımızın hepsiyle kucaklaşarak ayrıldıktan sonra, saat yirmi dörtte KANAL-19 televizyonuna geçtik. Bediüzzaman Hazretlerinin vefat yıl dönümü vesilesiyle, onun hayatından kesitler ve eserlerinden örnekler sunduk. Bu program da çok verimli olmuştu. Bu münasebetle  televizyon yönetimine şükranlarımızı arz ediyoruz.

Bir saat süren televizyon programından sonra, Raşit kardeşle vedalaştık ve tekrar Ankara dönüş yoluna koyulduk. Üç saat süren bir yolculuktan sonra Ankara’ya ulaştığımızda saat sabahın dördünü gösteriyordu. Fakat yorgunluk yoktu. Zira, Anadolu’nun yiğit insanlarının manevi sıcaklığı ve muhabbet seli bütün yorgunluğumuzu alıp götürmüştü. Allah hepsinden ebedi olarak razı olsun.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap