Bediüzzaman ve talebeleri hapiste kaldıkları müddetçe nice azılı katiller ve diğer mahkumlar onun irşat ve derslerinden feyiz aldı. Eski hallerinden çoğu sıyrılıp iyi birer insan haline geldiler. Namaza ve niyaza başladılar. Daha tahta kurusunu öldüremeyecek derecede bir iman şerefine mazhar oldular. Bu hali gören hapishane müdür ve gardiyanları “Bu insanları ıslah etmek için on beş yıl hapse atmaktansa, on beş hafta Risale-i Nur dersi alsalar daha çabuk ıslah olurlar.” itirafında bulundular. Bunun üzerine Bediüzzaman “İnşaallah bir zaman gelecek, bahtiyar müdür ve gardiyanlar Risale-i Nurları ekmek ve ilaç gibi mahpuslara dağıtacaklar.” müjdesini verdi. 1986 yılından itibaren Nur Risaleleri bütün hapishanelere  dağıtıldı ve dağıtılmaya devam ediyor. Bu müjde aynen gerçekleşti.

Denizli, bağrında Bediüzzaman Hazretlerini barındırmakla şeref kazanmıştı. Tekstil sanayiinin sembol adı olan bu şehirde manevi bir atmosfer hissediliyordu. Kim bilir geçmişte ne âlimler yetiştirmiş ve nice evliyalara meskenlik etmiştir. Ama bilinen bir şey vardı ki, büyük kabristanında iki tane şehit yatıyordu. Birisi, Isparta kahramanlarının bayraktarı olan ve Denizli hapsinde hastalanarak Bediüzzaman’ın yerine şehiden vefat eden Hafız Ali, diğeri de “Dahi nezrim bu ki, canım sana kurban olacak.” beytiyle yine Üstadın bedeline vefat eden şehit Hasan Feyzi Yüreğil Ağabey. Bu iki Nur kahramanının manevi feyzi cemaatimiz üzerinde açık bir şekilde hissediliyordu.

Birlikte gittiğimiz yol arkadaşım Halil Yıldız ile sabah vakti ulaştığımız Denizli’de, bir müddet istirahatten sonra, öğle namazını müteakip bir seminerimiz oldu. Gösterilen ilgi, Nur hizmetinde her kesimden halkın fevkalâde istifade ettiğini ortaya koyuyordu. Yeni bir hizmet elemanının istihdam edilmesiyle, hizmet merkezindeki gençlik hizmetleri kısa zamanda hayli mesafe almış.

Bizim İller radyosunda bir saatlik bir programımız oldu. Mevlit Kandili münasebetiyle, Kâinatın Efendisinden (asm), Onun Sünnet-i Seniyesinin öneminden, Kur’an-ı ve Resülullah’ı (asm) bu asırda en iyi anlatan Bediüzzaman ve eserlerinin anlaşılmasının zaruretinden bahsettik. Bu vesile ile Radyo idaresine şükranlarımızı arz ediyoruz.

Akşam namazından sonra gelen kalabalık bir gönül dostları topluluğu ile Mevlit Kandilini ihya ettik. Risale-i Nur’dan okunan, gecenin mânâ ve ehemmiyetine ayna olan ders ve sohbetten sonra vedalaşarak, Ankara istikametine doğru yola koyulduk Geride ise, hiç bir zaman unutamayacağımız ve hizmetlerine duacı olduğumuz fedakâr dostlarımız ve dâvâ arkadaşlarımız kalmıştı. Onlara ne mutlu! Var olsunlar, sağ olsunlar.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)  (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)