Anadolu Seyahat Notları

YOZGAT VE TRABZON ZİYARETLERİ (NOSTALJİ YAZILARI-16)

Gölcük ve Gerede ziyaretlerinden hemen sonra o hafta Perşembe günü davet üzerine Yozgat iline gittik. Bayrak Televizyonunun konuğu olarak gitmiştik. Yeni Asya Vakfı Yozgat temsilcimizle birlikte gittiğimiz stüdyoda, Yönetim kurulundan Mehmet Ağabey ve oturum başkanı dahil dört kişiydik.

Vakfımızın ve Yeni Asya gazetesinin misyonu hakkında tanıtım ve faaliyetleri ile ilgili giriş konuşmalarından sonra, Bediüzzaman’ın hayatından kesitler, cumhuriyet ve demokrasi ile ilgili görüşlerinin anlatımıyla süren sohbet bittiğinde bir saatlik süremizi aşmış ve bir buçuk saati doldurmuştuk. Adeta zaman su gibi akıp gitmişti. Bir başka konuda yeniden bir araya gelmek sözünü vererek vedalaştığımız Yozgatlı dostlarımızın başarılı çalışmalarını tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyoruz.

Yaklaşık bir milyon insanın izlediği böyle bir programa fırsat ve imkân tanıdığı için, Bayrak TV. ve Radyo Birlik yönetim ve idare kadrolarına şükranlarımızı sunmayı bir borç biliriz. Onlara da hizmetlerinde başarılar dileriz.

Cuma günü namazdan sonra, saat on dört de havalanan THY uçağıyla bir kaç dakikada bulutların üzerindeyiz. Masmavi gökyüzünde bir lüks lâmbası gibi Allah’ın izniyle âleme ışık saçan güneş yüzümüze gülümsüyor. Cevşen ve tefekkürle geçen bir saatlik bir yolculuktan sonra, sekiz yüz kilometre mesafedeki Trabzon’dayız.

Büyükçe bir kartal gibi süzülerek piste inen uçaktan yolcu salonuna yaklaştığımızda, her zamanki mütebessim çehresiyle görmeye alıştığımız Habip kardeşimiz, yine gülümseyerek bizi karşılıyordu.

Çeşitli sebeplerden dolayı, seneler sonra ancak gidebildiğimiz Trabzonlu dostlarımızı çok canlı, dinamik ve heyecanlı bulduk. Zaten, Karadeniz sahillerinin insanları ikliminden olsa gerek hep cevval ve hareketli olurlar.

Çift daireden meydana gelen Selçuk dershanesinde Trabzonlu, Arsinli, Araklılı ve diğer civar yerleşim yerlerinden gelen dâvâ arkadaşlarımızla geniş salon tamamen dolmuştu. Saatler süren ders ve sohbet bittiğinde, ne bizde ve ne de onlarda en küçük bir yorgunluk alâmeti görülmüyordu. Hakikaten Allah için görüşüp kucaklaşmak, Allah için ders ve sohbetlerde bulunmak, şu fâni hayat içinde, bâki hayatın lezzetlerini tattıran zaman dilimleri olsa gerek.

Karadeniz sahillerinden yamaçlara doğru yükselip, gittikçe büyüme istidadında olan Trabzon, o havalinin ticaret merkezi olma yolunda olduğu gibi, hizmetlerimiz bakımından da manevi bir merkez konumunda. Talebe hizmetleri noktasında da bu ilimiz göz dolduruyor. Trabzon bu temposunu arttırarak devam ederse, daha nice hizmetlere damgasını vuracağa benziyor. Sür’atle intizama giren ve şahs-ı manevinin hâkimiyetini tesis eden meşveret heyetinin yanı sıra, hizmeti paylaşmayı netice veren komisyonların faaliyetlerini de canlandırsalar, hizmetin şekli daha farklı bir boyut kazanacak.

Bir ayda on iki bin kilometrelik bir mesafede ziyaret ettiğimiz Anadolu kahramanlarının hepsini böyle hareketli gördük. Bizim aradığımız işte buydu. Zaten, insanları mânen öldüren yeis gidip, hayatlandıran ümit, emel ve güven duygusu hâkim oldu mu, ondan sonrası kolaydır. Hizmet de olur, lâzım olan maddi imkân ve mekân da olur. Cenab-ı Hakkın şevk ve gayretimizi daha da arttırarak, ihlâs ve istikamet üzere hizmetlerimizi, razı olduğu yere yükseltmemizi nasip etmesini niyaz ediyoruz.

asyanur.info  samicebeci.net   (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap