Anadolu Seyahat Notları

GÖLCÜK VE GEREDE ZİYARETLERİ (NOSTALJİ YAZILARI-15)

Risale-i Nur hizmetinin en hareketli yılları yirmi sekiz Şubat sürecinde de devam ediyordu. Bir takım olumsuz olaylar hizmet erbabını durdurmak değil, bilâkis daha fazla gayret ve şevke sebep oluyordu.

Bu cümleden olarak, davet edildiğimiz İzmit ilinin Gölcük ilçesinde verdiğimiz “Bediüzzaman’a göre cumhuriyet, demokrasi, lâiklik ve şeriat kavramları” konulu konferans, gerçekten umulandan fazla alâka görmüş, kadın erkek, genç yaşlı geniş bir yelpazeye hitap edilmişti. Üç haftada bir gerçekleştirilen seminer veya konferans faliyetlerinin başka yerlere de güzel bir örnek olmasını diliyor, başarılı çalışmalarından dolayı Gölcüklü fedakâr dostlarımızı tebrik ediyoruz.

Şehir merkezindeki beş katlı vakıf merkezini tam kapasite ile çalıştıran ve çok maksatlı hizmetlerde kullanan Gölcüklü dostlarımız gibi, temel hizmetlerimizin yanı sıra, seminer çalışmalarını on beş günde bir sürdüren Düzceli dâvâ arkadaşlarımızla Salı akşamı birlikteyiz. Yeni Asya Vakfının Düzce temsilciliğinin yürüttüğü ve seminer faaliyetleri için tanzim edilmiş mükemmel mekânı ziyaretten ve bir program sözü verdikten sonra, hemen onun  üst katındaki dershaneye çıktık. Bir hayli devam eden ve manevi bir atmosfer içinde cereyan eden sohbeti müteakip, ertesi günü Ankara’ya yöneldik.

Önce yol üstündeki Bolu’ya uğradık. Taşhan’daki Yeni Asya temsilciliğini ziyaret ettik ve en kısa zamanda cadde üstü bir mekâna taşınmalarını temenni ederek dualarımızla vedalaşıp, Gerede ilçesine ulaştık.

Otuz senelik uzun bir zaman diliminde vukua gelen nice dahili ve harici olaylar karşısında en küçük bir sarsıntı bile geçirmeyen, metin, sebatkâr, vefakâr ve istikrarlı çizgisiyle dâvâ adamlığında hepimize örnek olan bir ağabeyimizle görüştük, kucaklaştık. Sohbet esnasında sarf ettiği bir sözü var ki, ömür boyu kulağımıza küpe olacak nitelikte: “Kardeşim! Ben burada bir fikrin, bir misyonun temsilciliğini diğer kardeşlerimle birlikte üstlenmişim. Şayet ben tek başıma da kalsam, karşımda  başka kimlikle hizmet eden yüzlerce dînî cemaatler de olsa, ben yine yerimde sabit kalmayı tercih ederim. Onların hizmetlerini tebrikle beraber, kendi kimliğimi korur, onların kimliğinde erimeyi ve saf değiştirmeyi aklımın ucundan bile geçirmem.”

Evet, işte bu söz alkışlanır ve dâvâ adamı ruhunu kazananlar tarafından hayat prensibi yapılır. Erken ayrılalım dedik fakat bırakmadı, evine götürdü. Bir müddet sohbetten sonra tekrar yollardayız. Sağanak halinde yağan yağmur altında sür’atle ulaştığımız Ankara’da, akşam Çarşamba sohbetine yetişiyoruz, elhamdülillah.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap