Yaşadığımız toplumun düşünce hayatında, lehinde veya aleyhinde çok şeyler yazılan ve adı üstünde çok tartışmalar yapılan Şeriat, kavram olarak insanların dünya ve âhiret hayatındaki mutluluğunu temin etmeyi hedefleyen ve Allah tarafından ferman edilen emirler, yasaklar, kurallar ve tavsiyelerin bütününden ibarettir. Kur’an-ı Kerim’de bunun yerine din kelimesi de kullanılır. İslâm, din ve şeriat kavram olarak aynı anlamda kullanılır.
Bahsi geçen tarif çerçevesinde hiçbir Müslüman “Ben Müslümanım ama şeriata karşıyım.” demesi mümkün değildir. Çünkü, böyle bir yaklaşım tarzı maalesef sahibinin dinden çıkmasına sebep olur. Bu noktaya dikkat etmek gerekir.
Şeriat kavramı; ibadet, itikat, ahlâk, muamelât ve had cezalarını içine alan bir bütündür. İslâm hukuku bu bütünün bir parçasıdır. Hayatın her alanını kuşatan ve aydınlatan İslâmî hüküm ve kaideler, şeriat kavramı içinde yer almaktadır. Bu itibarla şeriat, hukukun da dahil olduğu bütün hayatı tanzim ve idare eden kanunlar bütünlüğü anlamında olan çok geniş bir muhtevadır.
Bahsi geçen hakikati Bediüzzaman Hazretleri şöyle tarif eder: “Şeriat, insanlardan sudur eden ef’al-i ihtiyariyeyi (iradesiyle yaptığı işleri), bir nizam ve intizam altına alıp tahdit eden (sınırlayan) kaidelerin hülâsasıdır. Veya devletin işlerini tanzim eden nizamların, düsturların, kanunların mecmuasıdır (toplamıdır).” (İ. İ’caz)
Bağlayıcılığını, Allah’ın emir ve yasaklarından ve kaynağını vahiyden alan şeriat, hem ferdin, hem toplum hayatının ahengini ve nizamını temin eder. Günümüz toplumlarında şeriat denildiği zaman, sadece İslâm hukuku anlaşılmakta, onun ise modern hukuk ile çeliştiği söylenerek, toptan şeriata karşı çıkılmaktadır. Halbuki, şeriat hukuku tatbik edilemese bile tasdik edilmelidir ki, dinin bir kısmını inkâr ve kabul etmemekle dinden çıkma durumu olmasın. Veya bir kısım lâik düşüncedeki insanlar, şeriat kavramından siyasal İslâm’ı anlamakta, din adına siyaset yaptığını söyleyen partilere olan muhalefetini, şeriata karşı olduğunu söylemekle ifade etmektedir. Böylece, cumhuriyet ve demokrasi ile çeliştiğini zannettiği şeriatı kabul etmediğini beyan ederek, cumhuriyet ve demokrasiye sahip çıktığını zannetmektedir.
Bir kısım dindarlar ise, mevcut cumhuriyet rejimini yıkarak, onun yerine şeriat devletini kuracaklarını söylemektedirler. Zanlarınca şeriatı, cumhuriyet karşıtı bir rejim gibi algılamaktadırlar. Görüldüğü gibi, bilgi eksikliğinden veya kavram kargaşasından dolayı, aynı dine mensup olanlar arasında bir kör döğüşü sürüp gitmektedir. (Devamı yarın)
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

