İman ve İbadet İnsan Ve Toplum

SEMAVÎ DİNLER VE ORTAK PAYDA

Hazret-i Âdem ‘den (as) başlayarak son peygamber Hazret-i Muhammed’e kadar gönderilen bütün semavî dinlerin aslı ve özü İslâm’dır. Çünkü, hepsinin insanlığa getirdiği mesaj aynıdır. Allah’ın varlık ve birliğine iman ve diğer iman rükünleri, bütün semavî dinlerde ortak değerlerdir.

Önce gelen peygamberlerin getirdiği dini, sonra gelenler ikmal ederler. Böylece, ikmal edile edile gelen dinler, nihayet İslâm dininde karar kılmış ve din kemâle ermiştir. “Bu gün sizin dininizi kemâle erdirdim. Allah katında tek din İslâm’dır.”ayetleri bunun delilidir. Muhtelif peygamberlere indirilen yüz on sahife, Tevrat, Zebur, İncil ve Kur’an’ın bir silsile halinde indirilişi bu hikmete binaendir.

Önceki ümmetlere gönderilen semavî kitaplarda, o zamanlar insanlığın bedeviyet ve çocukluk dönemi olduğu için fazla izahat yapılmadığından dinlerdeki hakikatler kısaca anlatılmış. Ancak, Resul-ü Ekrem (asm) zamanına gelindiğinde  insanlık belli bir seviye kazandığından, dinin getirdiği mesaj genişlemiş ve en ince teferruatına kadar, sünnetteki uygulamalarla geniş açıklamalar yapılmıştır. Bundan dolayıdır ki, Kur’an son semavî kitap, İslâm son din ve Hazret-i Muhammed (asm) son peygamberdir.

Asr-ı Saadetten günümüze kadar gelen bütün insanlar Hazret-i Muhammed’in (asm) ümmetidir. Ancak, insanlığın sadece beşte biri ona itaat ve inkıyat etmiş, sairleri ise kendi dinlerine bağlı kalmayı veya putlara tapmayı tercih etmiştir.

Hristiyanlık ve Museviliğe mensup insanlara ehl-i kitap diyoruz. Müslümanların ehl-i kitapla ortak noktaları bir hayli fazladır. Biz onlara Kur’an diliyle mealen “Sizinle bizim aramızda müsavi olan bir kelimede birleşelim. Bir olan Allah’a iman edelim. Hiç bir şeyi Ona ortak koşmayalım. Akidemizi düzeltelim. Bizim sizin peygamberinize inandığımız gibi, siz de bizim peygamberimize iman edin. Birbirimizle uğraşmak yerine, ortak düşmanımız olan dinsizliğe karşı ittifak edelim ve güç birliği yapalım.”diyoruz.

Evet, herkes mensubu olduğu dinini ve kimliğini koruyabilmeli. Kimse kimseye kendi tercihini dayatmamalı. İnancından ve yaşantısından dolayı kimse kınanmamalı. Vicdan ve din hürriyetinde herkes şahane serbest olmalı. İstibdat ve zorbalıktan güç alan fikir dayatmaları olmamalı. Temel hak ve hürriyetler korunmalı. Her insana, insanca muamele yapılarak saygı gösterilmelidir.

Bahsi geçen hakikatlerin, ileri demokrasi ile idare edilen Batı demokrasilerinde uygulandığını görüyoruz. Demek ki, demokrasi ortak paydasında ittifak edilirse, toplumun asayiş ve huzurunu temin etmek çok daha kolay olacağı anlaşılıyor. Ne devlet millete bir takım dayatmalar yapabilecek ve ne de farklı inanç ve düşünceye sahip olanlar diğerlerine baskı yapamayacak. Türkiye olarak hedefimiz ileri demokrasi olmalı ve bu mükemmel neticeye ulaşmak için, milletçe dinamik gayretlerimiz olmalıdır.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap