NİYET MESELESİ
İman ve İbadet

NİYET MESELESİ

Ayet-i kerimelerin beyanına göre, sadece Allah’ı tanıyıp Ona iman ve ibadet etmek vazifesiyle bu dünyaya gönderilen insanların asıl gayesi, Allah’a kulluk ve ibadet etmektir. Bunun dışında kalan her şey tâlidir, ikinci, üçüncü derecededir.

Kur’an’ın tarif ettiği usule göre insan Allah’ı ne kadar tanımakta terakki ederse, o nispette Allah’ı sever. Allah’ı sevme nispetine göre de, Ona olan itaati ziyadeleşir. Emir ve yasaklara riayeti nispetinde de, Allah’ın rızasına nail olur.

İnsan için en yüce maksat, rıza dairesinde İlâhi muhabbete mazhar olmaktır. Ona mazhariyet ise, cihan saltanatından daha değerli bir saadettir. Zira dünya saltanatı burada kalır, İlâhi rızaya mazhar olmak ise, ebedi hayatı kurtarır. Ve sonsuz saadetlere kavuşmayı netice verir. Allah’ın rızasını kazanmanın ve muhabbetini elde etmenin en doğru, en kısa ve en kolay yolu, Sünnet-i Seniyeye tâbi olmaktır.

Yaptığı ibadet ve hizmetlerinde Allah’ın rızasını arayan kimsenin, en çok dikkat etmesi gereken cihet ise, niyet meselesidir. Niyetindeki ihlâsını kaybeden kişinin ameli ne olursa olsun sahibini sıkıntıya sokar. Bediüzzaman Hazretlerinin niyet ile alâkalı izahları gerçekten çok dikkate alınması gereken tespitlerdir. Mesnevi-i Nuriye’deki şu açıklamalar ne kadar dikkat çekicidir:

“Arkadaş! Bu niyet meselesi, benim kırk senelik ömrümün mahsulüdür. Evet, niyet öyle bir hasiyete maliktir ki, âdetleri, hareketleri ibadete çeviren pek acip bir iksir ve bir mâyedir. Ve keza, niyet ölü ve meyyit olan hâletleri ihya eden ve canlı, hayatlı ibadetlere çeviren bir ruhtur. Ve keza, niyette öyle bir hasiyet vardır ki, seyyiatı hasenata ve hasenatı seyyiata tahvil eder. Demek, niyet bir ruhtur. O ruhun ruhu da ihlâstır. Öyle ise, necat, halâs ancak ihlâs iledir. İşte bu hasiyete binaendir ki, az bir zamanda çok ameller husule gelir. Buna binaendir ki, az bir ömürde , Cennet bütün lezaiz (lezzetler) ve mehasiniyle (güzellikleriyle) kazanılır. Ve niyet ile insan daimi bir şakir (şükreden) olur, şükür sevabını kazanır.” (Mesnevi-i Nuriye s.65)

Cenab-ı Hak, niyetinde ihlâsı esas tutan kullarından eylesin, âmin.

asyanur.info

Yorum Yap