1923 yılında cumhuriyet kurulduğundan bu yana, ulus devlet anlayışı ile yola çıkıldığından ve asırlarca milleti bir arada tutan manevi değerler devletçe dışlandığından, milli birlik ve beraberliği temin etmede çeşitli zorluklar yaşayarak geliyoruz.
Halk Partisinin tek partili diktatörlük yıllarında silah zoruyla bir arada tutulan, hatta bu yanlış metot yüzünden binlerce vatandaşın kanı döküldüğü karanlık günlerden kurtulup, demokrasiye geçildiği 1950 sonrası kısmî bir rahatlama olmuşsa da, birliğin gerçek çaresi devreye sokulmadığından, tam tersine o çare düşman ve tehlike kabul edildiğinden hâlâ birliğimizi tam kurabilmiş değiliz.
İlke ve inkılâpları imanın altı şartı yerine koyan ve Kemalist görüşü, İslâm dini yerine ikame eden uğursuz bir zihniyet, İslâm dinini irtica ve Müslümanları da mürteci olarak görmeye devam ettiği sürece, milli birlik ve beraberliği sağlamanın kolay olmayacağı görülüyor. Devletin resmi ideolojisi olarak korunmaya çalışılan ve tarihte kalmış bir şahsın görüş ve düşüncelerini, sanki bir din gibi algılayarak, tartışılması yasak bir tabu şeklinde devam ettirilmesi, demokrasisi olan milletler nezdinde devletimize tuhaf bir gözle bakılmasına sebep oluyor.
Bununla birlikte, herkesi Kemalist olmaya zorlayan devlet dayatması, millet bünyesinde ikilik çıkmasına da sebep oluyor. Çok sesliliğe ve çok kültürlülüğe imkân tanımayan bu zihniyet, tek tip düşünen bir toplum modelini istiyor ve onun için çeşitli usullerle milleti zorluyor. O zorladıkça millet de direniyor. Böylece, devlet ve millet inatlaşması sürüp gidiyor. (Devamı yarın)
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

