Yurt Dışı Seyahat Notları

AVUSTRALYA SEYAHAT NOTLARI-5

(DÜNDEN DEVAM: !998 yılında yaşanmış ve yirmi bir sene önce kaleme alınmış bir seyahat yazısı.)

MELBOURNE’DE ÇOK HAREKETLİ GÜNLER

Çarşamba günü, Brodmados denilen bir semtte, refikimiz olan bir grupla dersimiz oldu. Aynı kaynaktan beslendiğimiz bu dostlarımızla, hiç yabancılık çekmeden ve muhabbet atmosferinde dersler devam etti. Sorulu-cevaplı geçen sohbet bittiğinde vakit bir hayli geç olmuştu.

Cuma günü, aynı semtin Diyanet camisinde izin alarak Cuma vaazı verdik. Sevgili Peygamberimiz (asm) ile alâkalı olarak, Nur Risalelerinden anlatılan hakikatler, cidden cemaatin çok ilgisini çekti. Pazartesi günü din ateşesine teşekkür için gittiğimizde, hepsinden haberi olduğunu ve çok memnun kaldığını söyledi. Aynı akşam, cemaatimizin satın aldığı çok büyük bir spor kompleksinin ders salonunda birlikte olduk, Nur dersleri ve sohbetler eşliğinde saatler su gibi akıp gitti.

Pazar günü, İslâm Kolejinin salonunda vereceğimiz İslâm ve demokrasi konferansı için, Radyo Türkiyem’den Halil Türkeş beyin sorularına muhatap olduk. Kırk beş dakika süren bu ropörtajda, konferans konusuyla alâkalı soruların yanı sıra, 28 Şubat süreci çerçevesinde devlet tarafından din ve dindarlar üzerinde estirilen baskı ve zulümler de soruldu. Hepsine de makul cevaplar vermeye çalıştık.

Daha sonra gittiğimiz Toplum Radyosunda, programı yapan Mahmut Bey de benzer sorular sordu. Vatandaşlarımız, binlerce kilometre ötelerden ülkesinde olup bitenlerle çok yakından ilgileniyorlardı. Yapılan her türlü zulüm ve baskıların hukuk dışı ve insan haklarına aykırı uygulamalar olduğundan ömrü uzun olmayacağını söylüyor, en kısa zamanda ülkemize gerçek demokrasinin gelerek bütün bu olanların biteceğini ifade edip, morallerini düzeltmeye çalışıyordum.Böylesine programların yapılmasına imkân ve fırsat veren Bilgin Alpay, Halil Türkeş ve Mahmut beylere teşekkürlerimi arz ediyorum.

Pazar gün İslâm Kolejinin geniş salonu, erkek ve hanım kardeşlerle hınca hınç doldurulmuştu. Öğle namazını müteakip verilen ve iki saat süren konferans ve soru-cevap faslı bittiğinde yüzler gülüyor, Ali Oktay’ın kasetinden çıkan Bediüzzaman’la ilgili ezginin ulvî atmosferinde, birbirini tanıyan dostlar musafaha ediyorlardı.

Pazartesi günü, Melbourne şehrini gezmeye ve etrafı görmeye çıktık. Bilgin Ağabey bizi şehrin Realto Tower denilen elli altı katlı gökdelenin gözlem dairesine çıkardı. Brisbane ve Sydney’de olduğu gibi, şehir merkezi gökdelen binalarıyla dolu. Fakat onun dışında yerleşim bölgeleri tek veya çift katlı, parklı-bahçeli villa tip evlerle süslenmiş. Pasifik Okyanusunun sahiline kurulu bu liman ve endüstri şehri dört milyon nüfusa sahip. Yeşillikler arasında muntazam bir şehir. Sydney İstanbul’a, Brisabane Antalya’ya, Melbourne şehri de Ankara’ya benzetiliyor. Bulunduğumuz binadan diğer gökdelenler çok aşağılarda kalıyor. Şİmdi yüz kattan daha yüksek yeni bir bina yapmanın planları yapılacakmış.

Dönüşümüzden bir gün önce, Fatih Yargı kardeşin evinde kahvaltı yaparken S.B.S devlet radyosundan Tanju bey aradı. Hem konferans hem diğer radyolarda yaptığımız konuşmalar ve hem de ülkemizle ilgili çok ciddi profesyonelce sorular sordu. Kayda alınan ve yarım saat süren bu konuşma sonunda “Hocam! Mutlaka sizinle tanışmak isterim. Radyoya gelmeniz mümkün mü?” dedi. “Tanju bey! Ben de sizinle tanışmayı çok isterim. Fakat yarın Türkiye’ye dönüyorum. Allah ömür verir de bir daha buralara gelirsem, inşallah sizi ziyaret edeceğim.”dedim ve vedalaştık.

Ve nihayet ayrılık saati gelip çatmış on bir günümüz çok verimli faaliyetlerle bitmişti. Melbourne dershanesinde Cuma namazı öncesi son dersimizi yaptık ve Quantas Hava Yolları ile, bizi uğurlamaya gelen yirmi kadar Melbourne iman fedaileriyle duygulu haller içinde vedalaşıp, Ahmet Genç Ağabeyle Singapur’a uçtuk.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-SAmi Cebeci videoları)

Yorum Yap