KUL HAKKI
Hayat

KUL HAKKI

Aile hayatından toplum hayatına kadar, diğer insanlarla birlikte yaşamak durumunda olan her şahıs, bu sosyal doku içinde bilerek veya bilmeyerek başkalarının hak ve hukuklarına zarar verebilir. Zira insana verilen akıl, öfke ve şehvet duygularına yaratılıştan bir sınır konulmamıştır. Eğer o duygular iman gücü ve İslam terbiyesiyle eğitilmezse, toplum hayatında çok zulüm ve hak ihlallerinin yapılmasına sebep olur. Bu haksızlıkların ve işlenmiş günahların hepsini, Allah bağışlayacağını ayet lisanıyla haber vermiştir. Ancal kul hakkı bunun dışında bırakılmıştır. Allah, mahşer günü kendi haklarını bağışlasa bile, kişilerin hakkını, hak sahibine o kişinin sevaplarından vererek ödetiyor. Sevgili Peygamberimiz (asm) bir gün sahabelerine “Müflis kimdir?”diye sorar. Herkes farklı cevaplar verir. Sonra kendisi “Asıl müflis, mahşer günü hak sahiplerine bütün sevapları dağıtıldığı halde, yetmeyip onların da günahlarını yüklenmek durumunda kalan kişidir.”buyurmuştur. Şehitlerin kul hakkı borcunu, Allah bizzat kendisi üstlenmiştir. Bunların dışında kalan insanlar, kul hakkıyla Allah’ın huzuruna gitmekten korkmalı ve bu dünya hayatındayken hak sahiplerini bulup, onlarla mutlaka helallaşmalıdır. Bunun başka türlü bir formülü de yoktur. Cenab-ı Hak, kul hakkıyla huzuruna varmaktan hepimizi muhafaza etsin, inşaallah.

Yorum Yap