İYİLİK ZANNIYLA FENALIK ETMEK
Hayat

İYİLİK ZANNIYLA FENALIK ETMEK

Reklam

Nice iyiler vardır ki, iyilik zannıyla fenalık ederler de farkına varmazlar. Niyetin iyi olması, fena sonuçların olmasını engelleyemez. Tahrip, her zaman tahriptir. Tahribin iyisi kötüsü olmaz. Hem tahrip kolaydır, fazla bir hareket istemez. Böyleleri hem tahrip eder hem de ıslah ettiğini söyler. Halbuki, bir cemaate dahil olan kişi, o cemaatin düzenini bozmaması gerekir.

Ehl-i Sünnet ve Cemaat âlimlerinin, asırlar boyu süren titiz bir çalışma sonucu ortaya koydukları itikat ve muamelâta dair kaideleri, kökünden sarsacak beyan ve ifadelerle toplumun kafasını allak bullak etmek ve mensubu olduğu mezhebe güvenini zedelemek, hangi insaf ve iyi niyetle telif edilebilir?

Zaruriyat-ı diniyenin toplumda büyük çapta ihmale uğradığı bir zamanda, dinin teferruata dönük meslelerinde ve âlimler arasında ihtilâflı olan konularda yeni tartışmalar açmak, mezhep imamlarını sorgulamak, onlara olan itimadı sarsmak, yeni maslahatlar bahanesi arkasına saklanarak semavî değil, arzî içtihatlart yapmak ve tarihe not düşmek isteyen dev adam iddiasıyla karizma peşinde koşmak, acaba Allah’ın rızası noktasına ne kadar makbul olabilir?

Aslında yapılması icap eden vazife; yabancı âdetlerin toplumu sel gibi istilâ ettiği bir zamanda ve Allah’ın razı olmadığı fiillerin aleni olarak işlendiği bir hengâmda yapılacak en doğru iş ve hizmet, ihtilâflı konuları yeniden tartışmaya açmak değil, iman ve Kur’an hakikatlerine hizmet ederek, toplumun imanını taklit mertebesinden çıkarıp tahkik mertebesine yükseltmek ve dinin zaruri olan uygulamalarının yaşanmasını temin etmektir. Farzları yapan ve  özellikle büyük günahları işlemeyen insanların nispetini arttırmaktır. Dar deliklerin bile kapatılması gereken bir zamanda, yeni içtihatlar adı altında İslâm sarayında yeni kapılar açmamaktır.

Evet, her şey tartışılsın. Dinimiz de tartışılsın ve her şey hakkıyla anlaşılsın. Fakat faydalı olmak ve toplumun kafasını karıştırmamak şartıyla. İyilik zannıyla fenalığa sebep olmamak kaydıyla.

Evet, bir millet ve cemaat içinde bulunan fertlerin en büyük hizmeti, önce problem bir insan olmamaktır. Ondan sonra, müspet olarak ne hizmet yapabilirse onu kâr bilmektir. Problem olduktan sonra, dağ gibi hizmetin de olsa, onun bir anlamı kalmamaktadır. Çünkü orada Allah’ın rızası yoktur. İhlâs denilen sır kaybolup gitmiştir. Bu ise, hem dünya hem de âhiret bakımından acınacak bir durumdur, Allah korusun.

asyanur.info

Reklam

Yorum Yap