İslam ve Kur'an

İSLÂM VE İRTİCA

Osmanlı tarihinde ilk defa 31 Mart 1909 ayaklanması ile gündeme gelen irtica, cumhuriyet tarihi boyunca Müslümanları töhmet altında bırakmak ve köşeye sıkıştırmak için kullanılarak geliniyor.

Halbuki hakiki bir terakki ve adaletin esası olan İslâm dini, nasıl irtica ile eş değer görülür ve samimi dindarlar nasıl mürteci olarak kabul edilip zulmedilir, anlamak mümkün değildir. Ancak, zulmetmekten zevk alan zalimler güruhunun âleminde akıl, mantık, adalet, hakperestlik gibi mefhumların yeri yoktur. Geçmişte öyleydi, gelecekte de öyle olacaktır.

Aslına bakılırsa, İslâm dini selm ve barıştır. Dahilde niza ve husumet istemez. Müslüman, başkalarının elinden ve dilinden emin olduğu kişidir. İslâm, müspet hareketi esas alır, menfi harekete izin vermez. İrtica, İslâm’dan önceki vahşet ve bedeviyet devrinin cehalet karanlığı ve cahiliye kanunlarıdır.

İslâm’ın ön gördüğü sistem, dindar bir cumhuriyet mantığıdır. Veya yeni tabirle dindar bir demokrasidir.

Dinden ve dindardan zarar geldiği, bir iki cüz’i vukuattan başka tarihte örneği görülmemektedir. Bütün bir milletin dinini öğrenmeye ve yaşamaya çalışanlarını potansiyel bir tehlike görüp cephe almak, millet içinde ikilik çıkarmak ve bölücülük yapmakla eşdeğer olur.

İslâm dini bir hayat tarzıdır. Öyle bir hayat tarzını yaşamak, dünya ve âhireti cennete dönüştürmektir. İslâm, bu milletin ortak değeridir. O dinin icaplarını yaşayamayanlar, yaşama gayretinde olanlara düşman gözüyle bakamaz. Tıpkı dindar olanların, diğerlerine düşman gözüyle bakamayacağı gibi.

Elinde imkân ve silah bulunduranlar, milletin haysiyet ve şerefini, inanç ve dinini korumakla mükelleftirler. Devlet, milletine taraf gözüyle bakamaz. Demokrasi ve cumhuriyeti yıkmak için fırsat kollayan bir iç düşman olarak göremez. Demokrasi ve cumhuriyet, milletin vazgeçemeyeceği bir hayat felsefesidir. Bir kısım kendini bilmezlerin ve Bediüzzaman’ın tabiriyle “Dinde hassas, muhakeme-i akliyede noksan” fanatiğin yüzünden, bütün dindarlar töhmet altında bırakılıp, dahili âsâyiş ihlal edilemez. Her şeye rağmen bundan dolayı huzur ve güven bozulmaya çalışılırsa, “Zalimler için yaşasın cehennem! Cennet ucuz olmadığı gibi, cehennem dahi lüzumsuz değildir.” Öyle dehşetli zulüm ve cinayetler vardır ki, bin defa “Yaşasın cehennem!” dedirtir!”

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap