Risale-i Nur Hizmeti

HİZMETTE FEDAKÂR OLMAK

İslâm âleminin bayraktarlığı ve ileri karakolu rolünü bin yıldır üstlenmiş olan vatanımızda, 1920-1950 yılları arasında İslâm tarihinin değil, insanlık tarihinin bile kaydetmediği dehşetli bir istibdat ve baskı dönemi yaşanmıştı. Batılı bir toplum meydana getirmek hedefiyle din aleyhine nice icraatlar uygulamaya konulmuştu.

“Zaman cemaat zamanıdır. Ferdî şahısların deha ve zekâsı ne kadar kuvvetli olursa olsun, cemaat şeklindeki bir şahs-ı manevinin hücumu zamanında mağluptur.” anlayışıyla yola çıkan ve o günün şartlarında bir avuç fedâi talebesiyle manevi cihad meydanına çıkan Bediüzzaman, üstlendiği vazifenin zor olduğunun farkındaydı. Fakat, cemaat ruhu ve şuuruyla hareket edip, tam bir ihlâs ve sadâkat vasfı ve tesanütle  bu meselenin üstesinden geleceğine inanıyordu. Zora talip olmuştu.

Bediüzzaman’ın ordusu yoktu, matbaası yoktu, parası da yoktu. Fakat, sarsılmayan bir iman, çelik gibi bir irade ve kararlılık, her türlü meşakkat ve zahmetlere katlanmayı göze alan fedakâr bir topluluk ve o topluluğu her cihetle hizmete yönlendirecek bir yapısı vardı. Kastamonu ve Emirdağ Lâhikalarının başlarındaki hitap şekline dikkatle bakan insan bu hakikate hak verecektir.

“Aziz, sıddık, mübarek kardeşlerim ve hizmet-i imaniye ve Kur’âniyede ihlâslı ve kuvvetli ve şanlı arkadaşlarım!” “Aziz, sıddık, fedakâr ve vefakâr kardeşlerim!” “Aziz, sıddık, fedakâr ve vefakâr kardeşlerim ve hizmet-i Kur’âniye ve imaniyede kuvvetli ve kıymetli ve çalışkan ve muktedir arkadaşlarım!” “Ey fedakâr kardeşlerim! Daha bunlar gibi, yüzlerce mektubun başlarında kullandığı sıfatlarla talebelerini vasıflandıran ve bir cihette dua makamında  olan içten ve samimi hitaplarıyla, talebelerini ehl- dalâlete karşı hissen ve fikren motive eden Bediüzzaman, bâki âlemlere irtihal etmeden önce manevi cihadını zaferle noktalamıştı. Risale-i Nur küfrün belini kırmış ve inananlara nefes aldırmıştı.

Yakıcı çorbadan ağızları defalarca ağızları yandığı halde, iman ve Kur’an hizmetinden vazgeçmeyen Üstatları gibi, fedakârlığın her türlü örneklerini sergileyerek, bizlere de örnek olan bu Nur kahramanlarını alkışlıyor ve dualarımızda  her vakit onları hatırlıyoruz.

O günler çok gerilerde kaldı. Zahmet ve meşakkatlere katlanma, işkence ve hapisleri göze alma fedakârlığına ihtiyaç kalmadı. Fakat, başka fedakârlıklarla karşı karşıyayız. Şimdi onların imtihanıyla baş başayız.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap