Kâinatın Efendisi Sevgili Peygamberimizin (asm) bir kızıyla evlenip, onun vefat emesiyle ikinci kızını da alarak Zinnureyn ünvanını alan Hazret-i Osman (r.a.), dört büyük halife içinde haya vasfıyla temayüz etmiş mümtaz bir şahsiyetti.
Peygamber Efendimizin damadı olmasına rağmen, ondaki müstesna haya vasfından dolayı Hz. Osman (r.a.) geldiği zaman, dayandığı duvardan doğrulan Sevgili Peygamberimiz (asm), meleklerin bile ondan haya ettiğini söylermiş.
Gerçekten insana has bir özellik olan haya duygusu, insanı insan eden vasıfların başında gelir. “Haya, imandandır.”buyuran Peygamber Efendimiz (asm), onun dayandığı temelin iman olduğunu belirtir. İmandan nasipsiz insanlarda haya duygusu olmayacağı da böylece anlaşılmış oluyor.
Lügat anlamıyla; ar, namus, utanma duygusu ve günahlardan kaçınmak olarak mânâ verilen haya, müminlerin en belirgin vasfıdır.
Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz insanların, imansızlık veya iman zayıflığından gelen haya noksanlığı tabii bir neticedir. Böyle insanlar, cemiyet hayatında hak ve hukukları çiğneyen, namus ve ırzları payimal eden berbat mahluklardır. Onlar en âdi suçları işlediği halde yüzleri kızarmayan, bilâkis suçlarını bastırmak için başkalarını suçlamaktan geri durmayan arsız, hayasız insanlardır.
Böylesine utanmaz kişilerden meydana gelen bir toplumda, nizam, intizam, ahenk, emniyet ve güven kalmaz ve asâyiş temin edilemez bir hâle gelir. Sahtekârlık, dolandırıcılık, yalancılık, aldatmak, hile, köşe dönmecilik gibi haller, o toplumda kaçınılmaz bir durum olur.
Bu vaziyetten kurtulmak, ancak köklü bir iman şuurunu kalplerde yerleştirerek, Allah korkusunu, âhiret inancını, kul hakkını ve haya duygusunu kişilerin kalplerinde yerleştirmekle olur. Başka türlü tedbirler, zaman kaybettirmekten başka bir işe yaramaz. Aile hayatından, cemiyetin bütün katmanlarına kadar bunları geliştirecek hizmetlere ağırlık vermek gerektir.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları)

