HÂKİMİYET KİMİN? -2
İnsan Ve Toplum

HÂKİMİYET KİMİN? -2

Beşerî bir yönetim biçimi olan ve İslâm dininin getirdiği hak ve hürriyetlerle paralellik arz eden demokrasiyi, beşerî bir din gibi algılayarak İslâm’ın rakibi olarak görüp kökten reddeden Şii mezhebine mensup imamların ve düşünürlerin görüş ve kanaatleri, Ehl-i Sünnet mensuplarını etkilememesi gerekirken, maalesef onlara ait eserlerin tercümeleri ülkemizde etkili oldu.

“Yöneticiler, icra ve idare işlerinde Kur’an-ı Kerim’de ve Resul-ü Ekrem’in (asm) sünnetinde beyan edilen şartlarla kayıtlıdır. İslâm’da yasama gücü Allah’a mahsustur.Hiç kimsede kanun koyuculuk gücü yoktur ve Allah’ın hükmünden başka  hiç bir kanun icra mevkiine konulamaz.” diyen İmam Humeyni ve emsallerinin, parlamentoya ve parlamenter sisteme baş kaldıran karşı fikirleri zihinleri karıştırdı.

Yine Şii düşünürlerden  Tabatabai’nin “Dinde zorlama yoktur.” ayetinden, “İslâm’da fikirlerin serbest olduğunu çıkarmak saçmadır. Allah’ın birliğine, Hazret-i Muhammed’in (asm) peygamberliğine, âhiretin gerçekliğine  inanmak, İslâm’ın zorunlu şartları iken, İslâm’da fikir özgürlüğü nasıl olur? “şeklindeki saçma ve demagojik fikirleri hislere ihtilâl ve isyan verdi.

Halbuki, asrın manevi sahibi Bediüzzaman ise “Meşrutiyet (demokrasi) ‘Ve işlerde onlarla istişare et (Âl-i İmran Suresi 159). ‘Onların aralarındaki işleri istişare iledir’ (Şura Suresi 39). Ayet-i kerimelerinin tecellisidir ve meşveret-i şer’iyedir. O vücud-u nurâninin kuvvete bedel, hayatı haktır, kalbi mârifettir, lisanı muhabbettir, aklı kanundur, şahıs değil. Evet, meşrutiyet hâkimiyet-i millettir. Esas-ı insaniyet olan cüz-ü ihtiyari temin eder, azâd eder.” (Münâzarât s.23) diyerek, demokrasiyi tarif eder.

Parlamentonun yasama yetkisini izah ederken de şöyle açıklama yapar: Sual: “Meclis-i mebûsanda Hristiyalar, yahudiler vardır; onların reylerinin şeriatta ne kıymeti vardır?” Cevap : “Evvelâ, meşverette hükümferma ekserindir. Ekser ise Müslümandır, altmıştan fazla ulemadır. Mebus hürdür, hiç bir tesir altında olmamak gerektir. Demek, hâkim İslâm’dır. Saniyen; saati yapmakta veya makineyi işletmekte, sanatkâr bir Haço ve Berham’ın reyi muteberdir. Şeriat redetmediği gibi, Meclis-i Mebusandaki mesalih-i siyasiye ve menaf-i iktisadiye dahi ekseri bu kabilden olduğundan reddetmemek lâzım gelir. Amma ahkâm ve hukuk ise, zaten tebeddül etmez. Tatbikat ve tercihattır ki, meşverete ihtiyaç gösterir. Mebusların vazifesi, o ahkâm ve hukuku su-i istimal etmemek ve bazı kadı ve müftülerin hilelerine meydan vermemek için bazı kanunları yapmak, etrafına sur etmektir. Aslın tebdiline gitmek olamaz, gidilse, intihardır.” (Münâzarât s.41)

Netice; hâriç memleketlerdeki bir kısım radikal insanları ve Şii mezhebindeki imamları değil, asrın sahibini dinlemek, toplumun huzuruna ve asâyişine vesile olacaktır.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap