Telif ettiği Kur’an tefsiri Risale-i Nur’da, sürekli İslâm medeniyeti ile Batı medeniyetini kıyaslayan Bediüzzaman, İslâm dininin insanı yüceltirken, Batı medeniyetinin insanı alçalttığını ve aşağıların aşağısına yuvarladığını nazara vermektedir. Sefih medeniyet için der ki: “Beşerin ağzına yalancı bir dil koymuş, hem insanın yüzüne fâsık bir göz takmış, dünyaya âlüfte (sevgi delisi bir kadın) fistanını giydirmiş, hüsn-ü mücerret (manevi güzellik) tanımaz.” (Sözler)
Hakikaten hak dinin irşatlarından gözünü kapayan, nefsâni ve şehvâni bir nazarla etrafına baktıran sefih Batı medeniyeti, insanların tabiatını tahrip edip çok yalancı dilleri ağızlarına koyduğu gibi; kendine meftun ve âşık olanların yüzlerine de fâsık (günahkâr) gözler takmış. Sinema, tiyatro ve dans gibi emsâli sefahet oyunları ve eğlenceleriyle, insanları alabildiğine günah bataklığına sürüklemiş.
Halbuki, göz penceresinden ruha akseden ve sıçrayan günah kirleri, onun sâfiyet ve temizliğini tahrip ede ede, nihayette inkâra kadar yuvarlama ihtimalini taşır. “Günah kalbe işleyip siyahlandıra siyahlandıra, tâ nur-u imanı çıkarıncaya kadar kalbi katılaştırıyor.” ifadeleri bu mânâya işaret eder.
“Sefih medeniyet zâhiren sefahet fenadır, insana yakışmaz, der. Zararlı neticeyi gösterir. Halbuki, sefahete öyle müşevvikâne bir tasviri yapar ki, ağız suyu akıtır, akıl hâkim kalamaz. İştihayı kabartır, hevesi tehyiç eder, his daha söz dinlemez.” (Lemaat)
Bahar mevsimine geldiğimiz ve yaz mevsimine doğru yol aldığımız şu zamanda, Allah’ın verdiği göz emânetine riayet etmeye çok muhtacız. Az bir gayretle çok büyük sevaplar elde etme şansına sahip olan biz müminler, bu noktayı mutlaka nazara almalıyız. Zira, Bediüzzaman Hazretlerinin dediği gibi “Bir haramın terki vacip, bir vacibin ise çok sünnetlere mukabil sevabı var.” Takva nâmıyla ve günahtan kaçınmak kastıyla gösterilecek gayretler, emânete riayet etmeyi netice verecektir. Sosyal hayat gibi, televizyon ve İnternet ekranları dahi buna dahildir.
“Eski Said on yıl İstanbul’da kaldı, bir defa nâmahreme nazar etmedi.” diyen Bediüzzaman’ın bu işareti, ârif olana yeter. Cenab-ı Hak, yüzümüzde fâsık ve günahkâr değil, masum ve günahsız gözler taşımamızı nasip etsin, amin.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları)

