İman ve İbadet

RUHA VERİLEN ÖLÜMSÜZLÜK HAKİKATİ- 2

(Dünden devam)

Yüz trilyona yakın beden hücrelerini bir arada tutan hakikat insanın ruhudur. Ölümle ruh çıktığı zaman hücreler dağılır ve toprağa dönüşür. Ruh ise, vahdeti ve tekliği olan canlı ve şuurlu bir kanundur. Tahrip ve dağılmaya müsait değildir. Tahrip ve dağılmak, bir arada olan çokluğun gereğidir. Ruhtaki teklik ve maddi olmama özelliği, tahrip ve bozulmaya izin vermez.

Ruhun ölümü ve yok olması ancak Allah’ın idam etmesi ile mümkün olabilir. Böyle bir idama, Bediüzzaman Hazretlerinin ifade ettiği gibi: “Cevad-ı Mutlak’ın hadsiz merhameti müsaade etmez ve hadsiz cûdu (cömertliği) bırakmaz ki, verdiği nimet-i vücudu, o nimet-i vücuda pek müştak (aşık) ve lâyık olan ruh-u insanîden geri alsın.” (Sözler s. 841)

Evet, insan ruhunu yokluk karanlıklarından varlık âlemine çıkaran ve ona bu dünyada bir vücut vererek güzel isimlerine aynalık yaptıran ve bütün mahlukat üstünde bir şeref verip, insanı yeryüzünde Kendine halife ittihaz eden Yüce Allah, insan ruhunu idam etmeyecek ve âhiret âlemlerinde lâyık olduğu şekilde muamele edip ebedi bir hayata mazhar edecektir.

Hayatımız boyunca tedrici olarak beden değiştirdiğimiz halde ruhumuz aynen bâki kalır. Ceset gelip geçicidir. Bediüzzaman’ın dediği gibi: “Ceset istediği gibi dağılıp toplansın, ruhun istiklâliyetine zarar vermez.” (Sözler s. 840) Cesedi ayakta tutan ve devam veren ruhtur. Yoksa ceset sayesinde ruh devam ediyor değil. Ruh, bizatihi müstakil ve ebedi olma özelliği verilmiş olan bir varlıktır.

Ölüm gerçeği, ruhun bekâ ve devamına bir zarar vermez. Ölüm ile bedenden ayrılan ruh, büsbütün çıplak olmaz. Ruha münasip, lâtif ve dünyevi bedenine benzeyen misalî bir bedeni ve elbisesi vardır. Onu giyer ve berzah âlemine gider. Hadis-i şerifin haber verdiğine göre “Ya cennet bahçelerinden bir bahçe lezzeti içinde yaşar ya da cehennem çukurlarından bir çukur içinde ruhanî azabını çeker.” Yeniden diriliş sabahına kadar bu hal böyle devam gider.

Ruhu koruyan ve muhafaza eden Cenab-ı Haktır. Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle: “Evet, koca bir ağacın bir derece ruha benzeyen programını ve kanun-u teşekkülâtını bir nokta gibi en küçük bir çekirdekte derç edip muhafaza eden bir Zât-ı Hakim-i Zül Celâl, bir Zât-ı Hafîz-i Bîzeval hakkında ‘Vefat edenlerin ruhlarını nasıl muhafaza eder?’ denilir mi?” (Sözler s. 840) Evet, ruh ölümsüzdür ve sonsuz bir hayata namzettir. Kur’an-ı Kerim’in bize öğrettiği gerçek budur.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap