(Dünden devam)
Kur’an-ı Kerim’in beyanlarına dayanarak kâinatın kalbi dünya ve dünyanın kalbi de toprak tabakası olduğunu ifade eden Bediüzzaman Hazretleri, “Kulun Allah’a en yakın olduğu an, secde halinde olduğu halidir.” hadis-i şerifini hatırlatarak şöyle devam eder: ” Öyle ise arkadaş, topraktan ve toprağa inkılap etmekten; kabirden ve kabre girip yatmaktan tevahhuş etme (korkma).” (Mesnevi-i Nuriye sh. 380) demektedir.
Çok değerli bir ağabeyimin biricik kızı köy kabristanına defnedilirken, ben yukarıdaki hakikatleri düşünüyordum. Hem de, Kur’an-ı Kerim Hazret-i Yusuf (as) peygamberin kıssasının sonunda, dünyanın en saadetli bir ânında “Benim canımı Müslüman olarak al ve beni salih kullarının arasına kat.” diye dua ettiği haber veriliyordu. Bu haberde Üstadın dediği gibi “Kabrin arkası için çalışınız. Hakiki saadet ve lezzet oradadır.” mesajı vardı. Öyle ise, toprağa girmekten ve toprağa dönüşmekten korkmaya gerek yoktu.
Evet, topraktan yaratılan ve dünyanın kalbi hükmündeki toprağa dönecek ve ona dönüşecek olan insan, onu ilk yaratan Yüce Kudret tarafından tekrar yaratılacak ve dünya imtihanında aldığı neticeye göre âhiret âleminde muamele görecektir. Asıl korkulması gereken nokta ise, o âleme hazırlıksız gitmektir.
Evet, buradan kabre, kabirden haşre, haşirden yani yeniden dirilişten ebediyetler memleketine giden ve bir daha bu dünyaya dönemeyecek olan insanlar, bu dünyaya imtihan için geldiğini bilmeli ve hayatını ona göre yaşamalıdır. Öyle yaparsa, ebedi bir saadet ve cennet onu beklemektedir.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)

