(Dünden devam) Konya Meram belediyesinin yeni yaptırdığı KONEVi-KÜLTÜR MERKEZİ “BİR HÜRRİYET AŞIĞI: BEDİÜZZAMAN” konulu bir konferansa ev sahipliği yapıyordu. Bediüzzaman Hazretlerinin vefatının sene-i devriyesinde, Konyalı dâvâ arkadaşlarımız tarafından rahmetle anılıyor, biz de onun yukarıda kısaca temas ettiğimiz hürriyet anlayışını paylaşmaya çalışıyorduk.

Bin kişiye yakın bir kalabalık salonu tamamen doldurmuş, hatta önemli bir kısmı da ayakta kalmıştı. Yakın il ve ilçelerden gelen gönül dostlarımız da vardı. Hanım kardeşlerimizin balkondan katılımı da her türlü takdirin üstündeydi. Tasavvuf musikisi ve yarışmaya katılan öğrencilere verilen ödül töreni de programa renk katmıştı.

Bir Cuma akşamı gerçekleşen ve iki saati aşan anma programı bize çok şey kazandırmıştı. Emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyoruz.

Ertesi gün, yol arkadaşım Halil Yıldız ile Ermenek ilçesine geçtik. Bu şirin ilçemizi ilk defa görüyordum. İki bin metreye yükselen dağların zirvelerinden aşan ve yılan gibi kıvrılarak derelere inen ve tekrar yükselen uçurumlu yollardan Ermenek ilçesine ulaştığımızda, tepelerden ilk göze çarpan Zübeyir Gündüzalp Koleji görünüyordu. Zira, o da bir tepeye inşa edilmişti. Dünyevî ilimlerde başarılı bir eğitim veren kolej, öğrencileri milli ve manevi değerlere bağlılık noktasında da yetiştiriyordu. Anadolu’nun her tarafından gelen öğrenciler durumdan memnundu. Onlarla da bir sohbetimiz oldu.

Akşam saatine kadar Ermenek ilçesini gezdik ve dostlarımızı ziyaret ettik. Eski adı İremnak olan bu ilçenin adı (cennet bağları) anlamına geliyormuş. Gerçekten yekpare taş ve kayalardan meydana gelen dağlara sırtını yaslayan ve bir yamaçta kurulan Ermenek ilçesinin bağları, Göksu Irmağına kadar uzanıp gidiyordu. Temelden gövde yüksekliği 210 metreye ulaşan Ermenek baraj inşaatı da devam ediyordu. Yükseklik bakımından dünyada dördüncü olacakmış. Karların da erimesiyle coşkuyla akan Göksu Irmağı kenarında bir ders okuyarak şehre döndük.

Selçuklulardan kalma Ulu Cami, yedi asır önce Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılmış. İlçenin en yüksek yerinde olan camiden Ermenek bağlarına, Göksu Irmağına ve karşı dağlara baktığımda, kendimi uçaktan bakıyor gibi hissettim. Zübeyir Ağabeyin kardeşi Haydar Ağabeyin de katıldığı akşam dersinden sonra, gönül dostlarımızla vedalaştık. Gece boyunca süren uzun bir yolculuktan sonra Ankara’ya ulaştığımızda sabah ezanları okunuyordu. İki güne sığan bir hizmet çalışması ise, ruhumuza bayram yaptırıyordu.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)