Son yıllarda hizmet kadrolarının toparlandığını ve kudsi vazifelerinin başına geçtiğini görüyoruz. Özellikle biri dînî, diğeri siyasi iki şahsiyetin gerçek durumlarının gözler önüne serilmesiyle cemaatin önünün açıldığını, morallerinin yükseldiğini ve şevk-i mutlakla yeniden hizmetlerine sahip çıktıklarını müşâhede ediyoruz.

Bir kısım cemaatlerin nasıl rejimle entegre olduklarını ve rejimin sahibine nasıl methiyeler düzdükleri hayretle izlendi. Dini siyasete âlet ederek belli bir yere gelenlerin, otuz seneden beri söylediklerinden çark ederek düştükleri garip vaziyetleri ibretle gözlendi.

Bu tablo, resmi ideolojiye teslim olmamakla birlikte, ona baş kaldırmadan yürütülen irşat ve tenvir eksenli Bediüzzaman modelinin, ne kadar haklı ve doğru olduğunu fiilen ispat etti. Hizmet ehli olanların yeniden dâvâsına sahip çıkmasına vesile oldu.

Silahlı bürokrasi başta olmak üzere, devletin çeşitli vehim ve endişelere kapılarak, dine ve dindarlara sıkıntı vermesi külliyen yanlış, bizim ise dinimize sahip çıkıp hizmet etmemiz ve onu samimi olarak nefsimizde yaşamaya çalışmamız tamamen doğrudur. Doğru ise, her zaman yanlış olan şeylere galiptir.

Bu cümleden olarak yeni ziyaret ettiğimiz Çankırı, Kızılcahamam, Bolu, Alaplı, Ereğli, Zonguldak, Kilimli, Karabük gibi hizmet mahallerinde, mevcut hizmetlerini katlayarak büyülten ve bir kısmının mülkiyeti satın alınan yerleri hizmete kazandıran Nur kahramanlarını vazife başında bulmamız; ülkenin genel tablosu içindeki durumlara rağmen, şevk-i mutlak atmosferinin her geçen gün inkişaf ettiğinin göstergesidir.

Bir kısmına minibüs ve taksilerle gittiğimiz yakın mesafelerdeki hizmet mahallerine giderken:

“Biz Kur’an’ın hadimleri, pür imanlı ve zindeyiz.

Bu yoldan dönmeyiz asla, Peygamberin izindeyiz.”   Marşlarını bize söyleten bu şevkli hizmet tablosuydu, elhamdülillah.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)