Allah’ın ihsan ettiği sayısız nimetlerine karşı insanın çok büyük nankörlükler içinde olduğuna dikkat çeken Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri şu tespiti yapmış: “Bazen, gayet derin ve bilinmez ve çok ehemmiyetli, bin cihette de hikmeti bulunan bir hakikate, fenni bir nam takar. Güya o nam ile mahiyeti anlaşıldı; adileşti, hikmetsiz, mânâsız kaldı. İşte gel, belahat ve Hamakatın (ahmaklığın) nihayetsiz derecelerine bak ki; yüz sayfa ile tarif edilse ve hikmetleri beyan edilse, ancak tamamıyla bilinecek derin ve geniş bir hakikat-i meçhuleye bir nam takar, malum bir şey gibi, ‘Bu, budur.’ der.” (Nur Âleminin Bir Anahtarı s. 26)

Bu yanlış anlayış sebebiyle, insanı insanlıktan çıkarır ve iman gerçeğinden mahrum eder. Halbuki, varlıklara ve İlâhi nimetlere Allah hesabına bakılmalı ki, insan, insan olsun ve kalbi imanla dolsun ve hakkıyla Allah’a kulluk edebilsin.

Yine Bediüzzaman “Cenab-ı Hak, bazı zaman ve asırlarda gizli kalmış nimetlerini, dua-i fiilî olan telâhuk-u efkârdan (fikirlerin birbirine yardım etmesinden) ileri gelen taharriyat (araştırmalar) neticesinde ellerine ihsan eder. Buna karşı şükür etmek lâzım gelirken, bir küfran-ı nimet nevinden adi, aciz bir insanın icadı, hüneri nazarıyla bakıp; sonra o külli bir şuur ve ilim ve irade ve rahmet ve ihsanın neticesi olan o harikaları unutup, yalnız ince bir perdesini gösterip; şuursuz tesadüfe, tabiata ve camit(cansız) maddelere havale edip, ahsen-i takvimde (en güzel yaratılışta) olan insaniyetin mahiyetine zıt bir cehl-i mutlak (kara cahillik) kapısını açmaktır.” (Nur Âleminin Bir Anahtarı s. 41) açıklamasını yapar.

İnançlı bir Hristiyan olan Edison için “Acaba Edison cennete gidecek mi?” diye sorular sorulur. Evvelâ, Allah’ın cenneti geniştir ve herkesi içine alır. İkincisi; insanı cennete götüren tek sır, imandır. İman olmazsa, binler keşif ve buluş yapsa da cennet yüzü görülemez. Üçüncüsü, insanlığa büyük faydası dokunan kâşifler, zâten dünyada şan, şöhret ve servet gibi ücretlerini alıyorlar. Âhirette ise, yaptığı iyilikler için cehennemdeki azapları zamanla hafifleştirilir. Dördüncüsü, eğer Edison samimi olarak Allah’a ve âhirete inanıyor, Hazret-i Muhammed’i de (asm), Müslümanların peygamberi olarak kabul ediyorsa, o da kurtulacak olanlardan olmasına ne engel var? Allah’ın rahmetine sınır konulamaz.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)