Bediüzzaman Hazretleri, Risale-i Nur’dan nasıl ders yapılacağının usulünü dahi hem eserlerinde hem de uygulamada bizzat göstermiştir: “Risale-i Nur, imanî meseleleri lüzumu derecesinde izah etmiş. Risale-i Nur’un hocası yine Risale-i Nur’dur. Risale-i Nur başkalarından ders almaya ihtiyaç bırakmıyor. Herkes istidadı nispetinde kendi kendine istifade eder. Aklınız her bir meseleyi anlamasa da, ruh, kalb ve vicdanınız hissesini alır. Ne kadar istifade etseniz, büyük bir kazançtır.” demiştir. (Sözler s. 1253)
Zübeyir Gündüzalp Ağabey de, Risale-i Nur’dan ders okuma meselesinde çok hassas bir dâvâ adamıydı. O hep Bediüzzaman’ın tarzını muhafaza etmeye çalıştı. Üstadın, okunan Türkçe veya Arapça bir risalenin izahı başka bir risalede varsa, onu getirip okuduğunu söylüyor. İzahların mutlaka risalelerden yapılmasında ısrar ediyor ve Sözler’de yer alan konferans’ın sonunda şu tespiti yapıyor: ” Bir âlimin yüksek bir ilmi olabilir, fakat Risale-i Nur’u cemaate okurken tafsilata girişip eski malûmatlarıyla açıklarsa, bu izahatı Risale-i Nur’un beyan ettiği asrımızın fehmine (anlayışına) uygun ve ihtiyacına tam cevap veren hakikatlerin anlaşılmasında ve tesiratında ve Risale-i Nur’un derkinde (anlaşılmasında) bir perde olabilir. Bunun için, bazı lügatların mânâlarını söyleyerek aynen okumak daha müeessir ve daha efdaldir.” (Sözler s. 1254)
Risale-i Nur derslerinin orijinal tarzda icrası, Risale-i Nur’un açıkladığı şekilde olmalıdır. Yeri geldiğinde “Risale-i Nur’un hocası Risale-i Nur’dur.” prensibi gereği, okunan bölümü izah eden, Risalelerden başka yerlere atıflar yapılabileceği gibi, bazı kelimelerin lügat mânâları da verilebilmelidir. Bunun dışında, hocavâri eski medrese malûmatlarıyla bol ayet ve hadis metinleri okuyarak vaaz şeklini tercih etmek veya dünyevî-fenni bol misallerle izahlar yapmak, dersi ders olmaktan çıkarır. Unutulmamalıdır ki, her şeyin en önemli tarafı aslı, özü ve ruh-u asliyi koruyarak orijinal olmak ve öyle de kalabilmektir.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları)

