Milletin birlik ve beraberliğini ve vatanın bütünlüğünü koruma noktasından bakıldığında, ülkemizin daha çok zamana muhtaç olduğu görülüyor. Zira, ne Osmanlı devletinin engin müsamahası ve ne de ileri demokrasilerde görülen hoşgörü ve tahammül tam anlamıyla bizde gerçeklemiş değil.
Resmi bir ideolojiyi hem anayasasına hem de diğer yasalara hâkim kılan bir anlayışla, 1950 öncesi tek partili yıllarda ve dört defa yapılan ihtilâl dönemlerinde devlet dayatması sürdürüldü. Tamamen bu jakoben uygulamalardan kurtulabilmiş değiliz. Aradan geçen bir asra yakın bir zamanda bir hayli mesafe almamıza rağmen, daha alınacak çok mesafeler olduğu inkâr edilemez bir gerçektir.
Demokrasi ile resmi ideoloji arasında bir tercih yapıldığı zaman, resmi ideolojiyi benimseyip demokrasiyi feda eden, hukuk çerçevesinde başarısız kalındığında, devletin derin güçlerini harekete geçirip netice almaya çalışan, hem bir kısım kanunlar hem de bir kısım uygulamalarıyla demokrat olmadığı halde demokratlık taslayan jakoben bir devlet olma isteği sürdürülürse; elbette milletin birlik ve beraberliğini ve vatanın bütünlüğünü temin yerine, onu tahrip etmeye sebebiyet veren bir konuma düşülür.
Bu itibarla milletin birlik ve beraberliğini gerçek anlamda temin etmek için, İslâm’ın getirdiği engin müsamaha ile Batı standartlarında bir demokrasinin kazandırdığı hoşgörü ve farklılıklara tahammül harman edilmelidir. Böylece, İslâm âlemine de örnek olacak Müslüman ve demokrat bir ülke konumuna gelinmelidir. Zaten, birlik ve beraberliğin temini için başka bir çare de görünmüyor.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları)

