İnsan Ve Toplum

ÂHİRZAMANIN TAHRİP EDEN VE TAMİR EDENLERİ- 2

(Dünden devam)

Âhirzaman denilen kıyamete yakın son dönemin, 1293 tarihinde yani Milâdi 1877 yılında vuku bulan Osmanlı-Rus Savaşıyla başladığını söyleyen Bediüzzaman Hazretleri, onun uzun bir süreç olduğunu ve bizlerin onun bir bölümünde bulunduğumuzu ifade eder.

Maddeci bir anlayışla din ve maneviyatı inkâr eden yıkıcı fikirlerin kurucuları Karl Marks, Engels, August Comte ve Çarls Darvin gibi önderler idi. Bunlar ve arkasından gidenler, kâinatın Yaratıcısız olarak her nasılsa oluştuğunu, maddenin ezelî olduğunu, kânatın sonsuza kadar var olmaya devam edeceğini iddia ettiler. Komünist felsefenin temelleri, dinlere inançsızlık üzerine kurulmuştu. Lenin, Stalin, Troçki ve Mao gibi komünist liderler, bu inançsızlığa dayalı sistemlerini dünyaya hâkim kılmaya çalıştılar. Bu sonuca ulaşmak için milyonlarca insanın öldürülmesine sebep oldular.

Âhirzamanın deccalları tek bir şahıs değil, aksine bir heyet konumundaydı. Komünizm, bu heyetin şahs-ı manevisini temsil ediyordu. Hristiyanlık âlemini mağlup edip mahveden bu zihniyete Bediüzzaman “Büyük deccal” tabirini kullanıyordu. Hristiyanlık inancında da “Anti Christ” tabiriyle  deccal beklentisi vardı. Fikir babaları ve fiili uygulayıcıları ile komünist felsefe deccalın görevini icra etti. Onun yaptığı tahribat ve yıkımı tamir ile vazifeli olan Hazret-i İsa Aleyhisselâmdır. Tekrar yeryüzüne Allah’ın izniyle döneceği hadis-i şeriflerle haber verilmiştir. Allah’ın vaad etmesi ile Peygamber Efendimizin (asm) verdiği bu haber, elbette haktır ve muhakkak gerçekleşecektir.

İslâm âleminde ortaya çıkıp, İslâm dinini tahrip edecek, aldatmakla iş görecek ve dine çok zarar verecek olan şahs-ı manevi ise, Hazret-i Ali (r.r.) tarafından “Süfyan komitesi” ünvanı ile tanımlanmıştır. Onun tahribini tamir ile vazifeli olan ise, Mehdiyet ile muvazzaf olan son mücedditdir.  İki zihniyet arasındaki bu mücadele maddi değil manevidir. İlim, irşat ve tenvir eksenli bu hizmet ve tamir modeli, imanı zaafa uğrayan Müslümanların imanlarını taklit mertebesinden tahkik mertebesine yükselterek, Müminleri mensubu olduğu dinlerini yaşamaya sevk edip, dünya ve âhiretlerinin saadete erişmelerine vesile olur. Zaten , Mehdi kelimesinin anlamı da, insanların hidayete gelmelerine vesile olan kimse demektir.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap