Hatıralar

28 ŞUBAT 1997 VE DEMİREL’DEN BİR HATIRA- 1 (HATIRA YAZILARI- 104)

Reklam

Doksan bir senelik ömrünün elli senesi devlet ve millet hizmetinde geçen, merhum Menderes’ten aldığı Demokrat Misyon bayrağını hayatı boyunca dalgalandıran, sessiz sedasız dine hizmet ettiği halde, dinin mukaddes değerlerini siyasi ikbal ve heveslere âlet etmeyen 9. cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel ile hem vazife başında iken hem de emekli olduktan sonra defalarca görüşmelerimiz oldu. Çoğu insanlar gibi onunla bir hayli hatıralarımız var. Çok önemli gördüğüm bir tanesini sizlerle paylaşmak isterim.

Yeni Asya gazetesi Ankara bürosunu ziyarete gelen Demokrat Parti Muş milletvekili merhum Gıyasettin Emre, 28 Şubat post modern darbe sürecinde, cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in yanlış bulduğu uygulamalarını eleştiren iki sayfalık bir telgraf çekmiş. Demirel ise, telgrafla cevap vermek yerine onu cumhurbaşkanlığı köşküne davet ederek iki saat baş başa görüşmüşler. Bu görüşmedeki konuşmaları bizlerle paylaştı. Tarihe ışık tutacak çok önemli şeyler söyledi. Merhum Süleyman Demirel’i, cumhurbaşkanlığından emekli olduktan sonra bir grup arkadaşla Güniz Sokaktaki evinde ziyaret ettiğimizde bu hatırayı sordum. Beraber gittiğimiz gruptaki arkadaşların konuşmalarından sonra söz aldım: “Sayın Cumhurbaşkanım! Sizin tarihe mal olmuş pek çok sözleriniz var. Ben bir kısmını hatırlıyorum. Meselâ, 1969 genel seçimleri için gittiğiniz Sakarya Cumhuriyet Meydanında ‘Bu millet, göğsünü gere gere ben Müslümanım diyebilmelidir.’ dediniz. Hemen söz aldı ve ‘Asıl kabadayılık, üç devlet adamının asıldığı bir Türkiye şartlarında o sözleri söyleyebilmektir. O günler bu günlere benzemez.’ dedi. Ben devamla “Tespih çekenle tetik çeken bir tutulamaz. Karl Maks’ın Manifestosunun serbestçe satılıp okunduğu bir Türkiye’de, Risale-i Nurları suç saymak mümkün değildir.’ dediniz. Başını sallayarak bunları tasdik etti. Ben yine devamla ‘Biz 28 Ekim 1990 tarihinde ilk defa Kocatepe Camisinde  Bediüzzaman Mevlidi yaptığımız zaman, siz telgrafla ‘Büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin ruhuna ithaf edilmek üzere okuttuğunuz mevlitten dolayı sizleri tebrik ediyor ve başarılar diliyorum’ dediniz. Ana muhalefet lideri sıfatıyla söylediğiniz bu övücü sözlerinizden dolayı medya dünyası üzerinize geldi ve ‘İrticanın başı olan bir zat için nasıl büyük âlim dersiniz?’ diye hücum ettiler. Siz ise ‘Bediüzzaman Hazretleri büyük bir İslâm âlimidir. Ona büyük âlim demeyenin alnını karışlarım!’ diyerek, asla geri adım atmadınız.” Bunları hatırlattıktan sonra sözü Gıyasettin Emre’nin hatırasına getirdim.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)  (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap