Nihayetsiz hikmetler, maksat ve gayeler için insanları farklı kabiliyet ve farklı servette yaratan Cenab-ı Hak, sosyal hayattaki tabakaların arasındaki dengenin, ahengin ve sosyal barışın sağlanmasında, Ramazan-ı Şerif ayını mühim bir vesile kılmış.
Sair zamanlarda istediği gibi yiyen içen ve her istediğine rahatça sahip olabilen insanlar, açlık vasıtasıyla diğer garip, yetim ve fakir insanların çektikleri açlık acısını ve elemini hakkıyla hissettiğinden, samimi olarak onların yardımına koşar. Zekât, sadaka, bağış, adak, teberru, iane ve diğer yardım vasıtalarıyla, İslâm’ın emrettiği ve dinen mükellef olduğu yardımı hakkıyla yerine getirir. Tabakalar arasında meydana gelen servet dağılımından, muhtemel uçurumlar kalkar, sosyal hayatta bir denge husule gelir.
Fakirler tabakasından zenginlere karşı bir kin ve iğbirar değil, ihtilâl, isyan ve fesat ateşleri değil; hürmet, itaat ve dua mânâları yükselmeye başlar. “Ben tok olduktan sonra, başkası açlıktan ölsün bana ne?” gibi bencil düşünceler gider, onun yerine “Komşusu aç iken tok yatan, bizden değildir.”Hadis-i Şerifindeki hakikatler, sosyal hayatta hükmeder.
Yardımlaşmanın en bol olduğu Ramazan ayı, böylece sosyal barışın temininde, en önemli bir unsur olur. Ne mutlu böyle hakikatlere mazhar olabilenlere!
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları)

