Mevlâna Hazretleri zamanımızdan yedi yüz sene önce “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.”demiş. Ne kadar güzel söylemiş.
İnsanı insan yapan en evvel imanı olduğu gibi, ayrıca Allah’ın verdiği karakterle olduğu gibi görünmesidir. Yapmacık, sun’i ve riyakârâne tavırlar, insanı diğer insanlar yanında çoğu zaman rezil ve rüsva eder.
İnsanı riyakârlığa sevk eden sebeplerin başında, iman zayıflığı olduğunu tespit eden Bediüzzaman Hazretleri; tahkiki iman şuuru ve tefekkür-ü imaniden gelen bir huzurla tam ihlâsın kazanılacağını ve riyadan kurtulma imkânı olduğunu söylüyor.
Normal zamanlarda insanları tanımak ve karakterini ölçmek kolay değildir. Asıl karakter ve derecenin ölçülmesi, sıkıntılı ve zor zamanlarda mümkün olur. Rahat ortamlarda mangalda kül bırakmayanların, zor zamanlarda kaç gram olduğu ortaya çıkar.
Kişileri ve cemiyetleri sosyal olaylarla imtihan eden ve muhtelif eleklerden geçiren Cenab-ı Hak, böylece elmas gibi değerli olanları cam parçalarından ayırır. Altınları bakır olanlardan tefrik eder.
Kişilik kaymalarına veya şahsiyet erozyonuna sebep olan bir takım vahim sonuçlar, iman zayıflığının açık belirtileridir. Ortalık güllük gülistanlık gibi göründüğü zamanlarda, kendilerini vatan kurtaran aslanlar gibi görüp, başkalarını pasif ve korkak olmakla itham edip, zor zamanlar geldiğinde ise ortalıktan kaybolanlar, kendilerinin gerçek değerlerini ortaya koyarlar.
Sahip oldukları makamların ve dünyevi imkânların elinden alınacağı korkusuyla kimlik değiştirmeye ve kendilerini ehl-i dünyaya benzetmeye çalışanlar ne kadar acınacak bir haldedirler!
Bu meselenin vahametini nazara veren Bediüzzaman bizleri ikaz etmektedir: “Ey uykuda iken kendilerini ayık zannedenler! Umur- u diniyede (dini meselelerde), müsamaha ve teşebbühle (benzemekle), medenilere yanaşmayın. Çünkü, aramızdaki dere pek derin. Doldurup hatt-ı muvasalayı temin edemezsiniz; ya siz de onlara iltihak edersiniz veya dalâlete düşer boğulursunuz.” (Mesnevi-i Nuriye)
Evet, başımıza ne gelecekse, izzetli haldeyken gelmeli. Zaten, “En çok yara alanlar, siperini terk edip kaçanlardır.” Dindarları ezmek isteyen gizli kuvvete dalkavukluk etmek gibi tedbirleri yapanların, zarardan başka hiç bir menfaatleri yoktur. “Gizli kuvvet sizi biliyor aldanmıyor. Zaafınızdan, teberrinizden (kaçınmanızdan) cesaret alır, daha ziyade ezer.” Bu ikazlar, anlayana çok şeyler söylüyor.
asyanur.info samicebeci.net YouTube-Sami Cebeci videoları)

