(Dünden devam)

Cumhuriyetin ilânında sonra ortaya çıkan ve milletin bağrından doğan Risale-i Nur hareketi için Bediüzzaman Hazretleri şu tespiti yapmaktadır: “Risale-i Nur bir daire değil, mütedâhil (iç içe) daireler gibi tabakatı (tabakaları) var. Erkânlar ve sahipler ve haslar ve nâşirler ve talebeler ve taraftarlar gibi tabakatı var. Erkân dairesine liyakati olmayan, Risale-i Nur’a muhalif cereyana taraftar olmamak şartıyla, daire haricine atılmaz. Hasların hâsiyeti (özelliği) bulunmayan, zıt bir mesleğe girmemek şartıyla talebe olabilir. Bid’a ile amel eden, kalben taraftar olmamak şartıyla, dost olabilir.” (Kastamonu Lâhikası s. 192) diyerek, yaptığı tasnif çok dikkat çekicidir.

Günümüzde, ehl-i dalâlet cereyanına kuvvet vererek, onlara benzemeye çalışıp zıt bir mesleğe gireninden tut, Risale-i Nur mesleğinin prensiplerine uygun düşmeyen hareket edenine kadar bir çok gruplar vardır. Aslında ölçümüz, şahısların görüşleri değil, Risale-i Nur düsturları olmalıdır.

İşte, mensubu olduğumuz ekol, bahsi geçen grupların içinde merkezde kalarak, üç devre-i hayatıyla Bediüzzaman’ı ve Risale-i Nur Külliyatını bir bütünlük içinde kavrayıp kendine rehber yaparak, Nur mesleğinin orijinalliğini muhafaza etmeyi esas almış ve bu özelliğiyle de ana gövde olma özelliğini almıştır. Zaten, diğer gruplar hep bu gövdeden çeşitli sebeplerle ayrılmış olanlardır. Ancak, bizler o kardeşlerimizin yaptığı iman hizmetlerini tebrik ediyor ve duacı oluyoruz.

Bu düşünceler çerçevesinde, her cemaat ve grubun zamanla oluşan kimlikleri vardır. Bunları saygıyla karşılamak ve olduğu gibi kabul etmek gerekir. Fakat, hiçbir yere dahil olmayıp, bir türlü kimlik kazanamayan fertleri anlamak mümkün değildir. Cemaatler üstü kimlik olmaz. Böyle anonim fıtratlı insanlar hiç kimseye yaranamaz. İki arada bir derede kalırlar. Böyle insanlara endişe ile bakılır. Halbuki, Bediüzzaman Hazretlerinin dediği gibi: “Her insanda bir kalp var. Bir kalp hem daire içinde, hem de daire dışında olamaz. Hem de iki ayakla bir yoldan gidilir.”

Bu hakikate binaen, insan kendi fikrine ve meşrebine hangi tarafı uygun görüyorsa oraya dahil olmalıdır. Bu herkes tarafından saygı duyulacak bir durumdur. Fakat, ortada dolaşıp ne olduğu belli olmayanlar öyle değildir. Çünkü, Bediüzzaman Hazretlerinin dediği gibi: “Mesleksizlik hiçbir zaman sevilmez.” Bu nokta çok önemlidir ve dikkate alınmalıdır.

assssyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)