Siyaset, toplulukları, devleti ve milleti idare etme sanatıdır. Demokrasi ile idare edilen sistemlerde çok partili hayat esastır. Tek partili idareler diktatörlükle tanımlanır. Her ülkede iktidar vardır. Ancak, muhalefet yalnız demokratik yönetimlerde bulunur.
Bediüzzaman, “Muhalefet, meşru ve samimi bir muvazene-i adalet unsurudur.” tespitini yapar. Asr-ı Saadette bir şehir devleti olan Medine’de, mükemmel mânâda doğrudan demokrasi uygulaması yapılıyordu. Halifelerin iktidarına karşı sahabeler, yeri geldiğinde muhalefetini yapıyor ve Hazret-i Ebubekir’in (r.a.) “Ben Kitap ve Sünnetten ayrılırsam bana ne yaparsınız?” diye sorusuna sahabeler “Vallahi seni şu kılıcımızla doğrulturuz.” diyorlardı.
Yine, Hazret- i Ömer (r.a.) “Ey insanlar! Sözlerimi iyi dinleyin.” dediğinde bir sahabe “Seni dinlemiyorum ya Ömer!” diyebiliyor ve niçin sorusuna “Harp ganimeti dağıtıldığında bana da bir parça kumaş düştü. Ama ondan bir elbise yapamadım. Görüyorum ki, aynı kumaştan sırtında bir elbise var, onun izahını yap.” denilebiliyor. Bunun üzerine büyük oğlu Abdullah’a (r.a.) “Kalk ya Abdullah! Bunun izahını sen yap.”diyordu. Onun da “Bu kardeşimin dediği doğrudur. Bana da, babama da düşen kumaştan bir elbise çıkmayınca, ben kendi payımı babama verdim ve ikisinden bir elbise çıktı.”demesine mukabil, itiraz eden sahabe “Ya Emire’l-Müminin! Şimdi anlat, seni dinliyorum.”diyordu. Bu, açık ve şeffaf bir yönetimin ta kendisidir. İnsanlık hâlâ o noktaya gelebilmiş değildir.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları)

