Risale-i Nur Hizmeti

İMAN HİZMETİ TARAFGİRLİK KALDIRMAZ- 2

Reklam

1950 ile 1960 yılları arasında içtimai meseleler ile de ilgilenen Bediüzzaman Hazretleri, farklı hizmet gruplarına nasıl yaklaşılacağının örneklerini gösterdi. Siyasi açıdan, Adnan Menderes’in liderliğini yaptığı Demokrat Parti iktidarına açıktan destek vermekten çekinmeyen ve İslâmiyet, Kur’an ve bu vatan maslahatına, Demokrat Partiyi iktidar yerinde muhafaza etmeye, Kur’an menfaatine kendini mecbur bildiğini söyleyen Üstad; Sebilürreşad gazetesi sahibi Eşref Edip Fergan gibi zatların, Demokrat Parti’ye zıt duruşlarına karşı net ve kesin bir tavır sergiledi.

Bahsi geçen bu tavrı her zaman Nur Talebeleri için çok önemli bir ölçüdür: “Nur Risalelerinin ve Nurcuların siyasetle alâkaları yok. Ve Risale-i Nur, rıza-yı İlâhiden başka hiç bir şeye âlet edilmediğinden, mümkün olduğu kadar Risale-i Nur’un mensupları, içtimai ve siyasi cereyanlara karışmak istemiyorlar. Sebilürreşad ve Doğu gibi mücahidler iman hakikatlerini ehl-i dalâletin tecavüzatından muhafazaya çalıştıkları için, ruh-u canımızla onları takdir ve tahsin edip onlarla dostuz ve kardeşiz-fakat siyaset noktasında değil. Çünkü iman dersi için gelenlere tarafgirlik nazarıyla bakılmaz. Dost düşman derste fark etmez. Halbuki siyaset tarafgirliği, bu mânâyı zedeler, ihlâs kırılır. Onun içindir ki, Nurcular emsalsiz işkencelere ve sıkıntılara tahammül edip Nur’u hiç bir şeye âlet etmediler. Siyaset topuzuna el atmadılar.” (Emirdağ Lâhikası s. 545) demek suretiyle, diğer ehl-i iman gruplarıyla münasebetlerin ölçüsünü fiilen gösterdi.

Bu ve emsali prensiplere dayanarak, Nur’un hakiki ve sâdık talebeleri bütün dînî cemaatlerle dostça ilişkilerini  sürdürürler. İçtimai ve siyasi tercihleri net olmakla birlikte, başka grupların tercihlerine saygılı olurlar. İştirak etmeseler de, aşağılayıcı ve yaralayıcı tenkit ve eleştirilerde bulunmazlar. Bilakis yol göstermeyi ve doğruya dayalı ikazlarla rehberlik yapmayı esas alırlar. İman hizmeti umuma ait bir hak olduğundan, tarafgirliğe sebep olan her türlü hallerden kaçınırlar. İman hakikatlerine muhtaç milyonlarca insanın istifadesini engelleyecek vebal gerektiren sebeplere fırsat vermezler. Nur Talebeleri, ötekileştiren değil, birleştiren, ayrıştıran değil kaynaştıran, dışlayan değil kucaklayan bir konumda olmak mecburiyetinde olduklarının şuurundadırlar.

Hayattaki uygulama bahsi geçen prensipler çerçevesinde olduğu takdirde, dünya çapında bir dâvâ olan Nur Hareketi ve asıl gaye ve maksat olan iman hizmeti, ülke ve dünya çapında neticelere vesile olur. Hava gibi, su gibi yayılır gider. Aksi takdirde, yani ötekileştiren, ayrıştıran ve dışlayan tavırlar, gittikçe daralmaya, büzülmeye ve içe kapanmaya sebebiyet verir. Bunun vebalini ise, ne dünyada ve ne de âhirette hiç kimse taşıyamaz. Risale-i Nur dâvâsına inanan bütün hizmet gruplarını ve diğer ehl-i iman cemaatlerini böyle durumlara düşmekten Cenab-ı Hak muhafaza etsin, amin.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)  (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap